FB- 1.7.2014
bilingualism etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilingualism etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Aralık 2014 Salı
22 Aralık 2014 Pazartesi
Hiçse
Arada kablolar bi karisiyor, "Semsiyeni de al, hicse islanirsin sonra" diyor bana örnegin. Ben tam anlamiyorum baglantiyi, sadece düzeltiyorum "yoksa islanirsin diyorsun, degil mi?" diye. Sonra durup düsünüyorum... biraz daha durup düsünüyorum... Niye "hicse" diye bir sey yok Türkce'de sahi? Ve "yoksa" diye bi sey var?
22 Aralık 2011 Perşembe
St. Martin, St. Martin
St.Martin günü coktan gelip gecti, sincabin St.Martin sarkilari söyleme aski hala bitmedi.
Su sarkiyi zor sözcükleri ve uzun cümlelerine ragmen nasil basariyla söyleyebiliyor, sasiyorum:
Videoda sarkinin Niederrhein versiyonu söyleniyormus.
Tam sözleri söyle:
l. Sankt Martin, Sankt Martin,
Sankt Martin ritt durch Schnee und Wind,
Sein Roß, das trug ihn fort geschwind.
Sankt Martin ritt mit leichtem Mut,
Sein Mantel deckt' ihn warm und gut.
2. Im Schnee saß , im Schnee saß,
Im Schnee, da saß ein alter Mann,
Hatt Kleider nicht, hatt Lumpen an.
"O helft mir doch in meiner Not,
Sonst ist der bittre Frost mein Tod!"
3. Sankt Martin, Sankt Martin,
Sankt Martin zog die Zügel an,
Sein Roß stand still beim armen Mann.
Sankt Martin mit dem Schwerte teilt'
Den warmen Mantel unverweilt.
4. Sankt Martin, Sankt Martin,
Sankt Martin gab den halben still:
Der Bettler rasch ihm danken will
Sankt Martin aber ritt in Eil'
Hinweg mit seinem Mantelteil.
Ilgi duyanlar olabilir, Ingilizce versiyonu da var Youtube'da:
Su sarkiyi zor sözcükleri ve uzun cümlelerine ragmen nasil basariyla söyleyebiliyor, sasiyorum:
Videoda sarkinin Niederrhein versiyonu söyleniyormus.
Tam sözleri söyle:
l. Sankt Martin, Sankt Martin,
Sankt Martin ritt durch Schnee und Wind,
Sein Roß, das trug ihn fort geschwind.
Sankt Martin ritt mit leichtem Mut,
Sein Mantel deckt' ihn warm und gut.
2. Im Schnee saß , im Schnee saß,
Im Schnee, da saß ein alter Mann,
Hatt Kleider nicht, hatt Lumpen an.
"O helft mir doch in meiner Not,
Sonst ist der bittre Frost mein Tod!"
3. Sankt Martin, Sankt Martin,
Sankt Martin zog die Zügel an,
Sein Roß stand still beim armen Mann.
Sankt Martin mit dem Schwerte teilt'
Den warmen Mantel unverweilt.
4. Sankt Martin, Sankt Martin,
Sankt Martin gab den halben still:
Der Bettler rasch ihm danken will
Sankt Martin aber ritt in Eil'
Hinweg mit seinem Mantelteil.
Ilgi duyanlar olabilir, Ingilizce versiyonu da var Youtube'da:
6 Aralık 2011 Salı
Laterne, Laterne
Almanca - Türkce cift dilli cocuk yetistirmeye calisiyorum. Son 4 yilda edindigim tecrübeye göre Almanya'da üc tür Türk anne var:
Benim gibi Türkiye'de büyümüs ve cocuguyla Almanca cocuk sarkilari da söyleyebilmek isteyen, Almanya'da büyüyüp cocuguyla Türkce cocuk sarkilari da söyleyebilmek isteyen,
Ister orada ister burada dogmus olsun bu türden kaygilari olmayan...
Ilk iki tür anne icin (ve dolayisiyla kendim icin) bildigim sincapla söyledigimiz Türkce sarkilari ve sincaptan ögrendigim Almanca sarkilari daha yogun not etmeye karar verdim.
Sincabin bu sonbahar cok söyledigi, 11. Kasim civari St. Martin kutlamalarinda söylenen bir fener sarkisi: Laterne, Laterne
12 Mart 2011 Cumartesi
Himm, kimde sira demistik?
Almanca "Du bist dran", "Sira sende" demek.
Sincabin son bilingual incisi karsilikli oynanan bir oyun sirasinda geldi. Ilk önce ne dedigini anlamadim, anladigimda ise gülmekten oynayamadim :
"Senin dran, hadi anne senin dran!"
Sincabin son bilingual incisi karsilikli oynanan bir oyun sirasinda geldi. Ilk önce ne dedigini anlamadim, anladigimda ise gülmekten oynayamadim :
"Senin dran, hadi anne senin dran!"
19 Şubat 2011 Cumartesi
Rengarenk fil Elmer
Rengarenk fil Elmer ile ilk kez gecen yaz Türkiye'de tanistik. Iyi ki tanismisiz. Ben verdigi mesajlari, sincabsa Elmer'in renkli dünyasini cok sevdi. 3-7 yas araligina hitap eden, orijinali Ingilizce olan ve David McKee tarafindan cizilen serinin 4 kitabini -biri Almanca, biri Ingilizce olmak üzere- okuduk. Elmer ve Gökkusagi ile Elmer ve Kelebek'in Türkce'si Kircicegi Yayinlari'ndan cikmis. Ayni yayinevi serinin bir kac kitabini daha yayinlamis (Elmer, Elmer ve Pembegül...).
![]() |
mesaji: Bazi seyleri ne kadar verirsen ver eksilmezsin. |
![]() |
mesaji: yardim bazen hic ummadigimiz bicimde gelir. |
Tahminen serinin ilk kitabi olan "Elmer"in Ingilizce'sini ve yine hos bir mesaj veren "Elmar und der Teddybär"i (Elmer ve oyuncak ayi) ise burada kütüphanede bulup okuduk.
![]() |
farkli olmak o kadar da kötü degildir :) |
![]() |
yardim etmenin ve paylasmanin erdemi, sahip olduklarimiz bizim icin özeldir... |
Bu son iki kitap, oglumun sayfalari sabirsizca cevirip sadece resimleri üzerine konusmamizi istemekten, hikayeyi bastan sona sabirla dinleyebilmeye gectigi yeni bir asamaya denk geldi. "Hadi, Almanca oku; hadi, Türkce oku" diyerek getiriyor artik kitaplari. Bundan aldigim cesaretle daha önce aklimda olmayan bir sey yaptim, "Elmer"i de Ingilizce okudum. Ingilizce günlük yasamimizda yok, ilkokula kadar sistematik olarak Ingilizce ögretmek gibi bir cabam da olmayacak. Ama en azindan dilin akustigine kulaginin alismasi iyi olabilir diye düsündüm.
Elmer serisinden henüz okumadigimiz neler kalmis diye söyle baktim ve bu serinin oldukca genis oldugunu farkettim. Ingilizce, Almanca, Türkce, Ingilizce, hangi dilde olursa olsun; serinin tüm okunmamislarini "sincapla okumak istediklerim" listesine ekliyorum öyleyse :)
30 Aralık 2010 Perşembe
Ja, na klar... Yanaklar!
Ayni anda iki dili birden ögrenen bir cocugu izlemek cok eglenceli.
Oglum anaokuluna gitmeye basladigindan beri her gün yeni bir seyler ögrenip geliyor. Normalde evde hic kullanmadigimiz türden "Alles klar", "Na gut, Mama", "Ja na klar" gibi cümleleri ondan her ilk duyusum büyük sasklinlik yaratiyor bende.
Bir de iki dil arasinda kurdugu, yetiskinlerin genellikle görmedigi türden baglantilar var. Gecen aksam yatagina yatirmis uyutmaya calisirken "Simdi uyuyacagiz ve yarin sabah kalkip anaokuluna gidecegiz" gibilerden bir seyler söyledim. Önce "tamam, tamam anne, tabii ki" anlaminda "Ja, na klaaar, ja na klaaar" dedi. Sonra birden söylediginin Türkce'deki ses benzerini farkederek "ya-nak-laaaarrrrr, ya-nak-laaaarrr" diye bagirmaya basladi avazi ciktigi kadar.
Kirk yil düsünsem aklima gelmezdi. Beyninin bunlari farkeden tarafi her daim acik kalsin diliyorum...
Oglum anaokuluna gitmeye basladigindan beri her gün yeni bir seyler ögrenip geliyor. Normalde evde hic kullanmadigimiz türden "Alles klar", "Na gut, Mama", "Ja na klar" gibi cümleleri ondan her ilk duyusum büyük sasklinlik yaratiyor bende.
Bir de iki dil arasinda kurdugu, yetiskinlerin genellikle görmedigi türden baglantilar var. Gecen aksam yatagina yatirmis uyutmaya calisirken "Simdi uyuyacagiz ve yarin sabah kalkip anaokuluna gidecegiz" gibilerden bir seyler söyledim. Önce "tamam, tamam anne, tabii ki" anlaminda "Ja, na klaaar, ja na klaaar" dedi. Sonra birden söylediginin Türkce'deki ses benzerini farkederek "ya-nak-laaaarrrrr, ya-nak-laaaarrr" diye bagirmaya basladi avazi ciktigi kadar.
Kirk yil düsünsem aklima gelmezdi. Beyninin bunlari farkeden tarafi her daim acik kalsin diliyorum...
9 Kasım 2010 Salı
Cim Dügme'nin sarkilari
Michael Ende'nin kitabi Jim Knopf und Lukas der Lokomotivführer'den (ki Türkce'ye "Cim Dügme ve Lokomotifci Lukas" olarak cevrilmis) uyarlanan ayni adli cizgi filmi gecen kis seyredip cok sevmistik. Onun acilis müzigi de severek söyledigimiz Almanca sarkilar arasina katildi:
Sonradan ögrendik ki, Jim Knopf Almanya capinda ünlü kukla tiyatrosu Augsburger Puppenkiste tarafindan da basariyla canlandirilmis. Bu canlandirmadan buldugumuz bir sarki -Eine insel mit Zwei Bergen (Lummerlandlied) - de kalbimizi kazandi kisa zamanda.
Ikisini de severek dinleyip söylüyoruz.
Fakat bir de sabirsizlikla bekledigim bir sey var: Sincapla Cim Dügme ve Lokomotifci Lukas'i birlikte hem Türkce'sinden, hem de Almanca'sindan okumak. "Birak anne yaa, ben okurum kendi kendime" demezse tabii...
Sonradan ögrendik ki, Jim Knopf Almanya capinda ünlü kukla tiyatrosu Augsburger Puppenkiste tarafindan da basariyla canlandirilmis. Bu canlandirmadan buldugumuz bir sarki -Eine insel mit Zwei Bergen (Lummerlandlied) - de kalbimizi kazandi kisa zamanda.
Ikisini de severek dinleyip söylüyoruz.
Fakat bir de sabirsizlikla bekledigim bir sey var: Sincapla Cim Dügme ve Lokomotifci Lukas'i birlikte hem Türkce'sinden, hem de Almanca'sindan okumak. "Birak anne yaa, ben okurum kendi kendime" demezse tabii...
28 Ekim 2010 Perşembe
Kücük Beyaz Ayi (Kleiner Eisbär)
Oglum kütüphaneden aldigimiz bazi kitaplarin yüzüne bile bakmazken, bazilarini hic elinden birakmak istemiyor. Nord-Süd Verlag'in Kücük Beyaz Ayi (Kleiner Eisbär) serisinden Türkce - Almanca kitaplari cok sevdi. Buraya not ediyorum ki, daha sonra tekrar kütüphaneden almak gerektiginde adlarini unutmayalim:
![]() |
Kücük Beyaz Ayi - Yolu Biliyor musun? |
![]() |
Kücük Beyaz Ayi - Beni Yalniz Birakma! |
![]() |
Kücük Beyaz Ayi - Nereye Gidiyorsun? |
6 Ekim 2010 Çarşamba
Iki dilli kitaplarin yayinevi Edition Bi:Libri'nin bu kitabini severek okuyoruz bugünlerde. Kitabin arka kapagindan alintiliyorum : "Hangisi daha önemli: zürafanın uzun boynu mu yoksa kirpinin dikenleri mi? Kurbağa gibi yeşil mi yoksa fil gibi kocaman olmak mı? Ya bütün hayvanlar yeşil ve kocaman olsaydı? Bu harikulade ve modern fabl her birimizin kendine özgü ve benzersiz yönlerine ayna tutuyor- farklı kültürler barındıran toplumlar için ne anlamlı bir hikâye! "
Evde özel olarak Almanca ögretmeye calismiyoruz. Ama örnegin bu kitabin son sayfasindaki hayvanlarin isimlerini Türkce söyleyip bana da Almanca'sini söyletmeyi seviyor.
"Aslan?" "Löwe!"
"Fil!" "Efefannt!"
diyor bir heyecanla.
Ayni kitabin Almanca-Ingilizce, Almanca Fransizca, vb. 8 dilde versiyonu var bu arada.
24 Mart 2010 Çarşamba
Çift dil edinimi üzerine bir kitap daha
Bilingual First Language Acquisition
Annick De Houwer
* Bu kitapta BFLA ( Bilingual First Language Acquisition ) ve ESLA (Early Second Language Acquisition) arasında kesin bir ayırım yapılıyor. Yazara göre BFLA doğumdan itibaren iki dili bir arada öğrenme durumu. ESLA ise doğumdan itibaren önce bir dilin duyulup öğrenildiği, ikinci dilin ise ağırlıklı olarak erken dönemde (2-6 yaş) maruz kalınarak öğrenildiği durumları tanımlıyor. Anne ve babanın iki ayrı dili konuştuğu çift dilli ailelerde yetişen çocuklar BFLA örneği. ESLA genellikle çevre dilinden farklı bir dili konuşan ailelerin çocuklarının dil öğrenme süreci ile örnekleniyor. Bu durumda ikinci dil (çevre dili) çoğunlukla anaokulunda öğreniliyor. Bu durumda bizim durumumuz aslında BFLA değil, ESLA oluyormuş. İlginç. Başka kitaplarda rastlamadığım bir detay. Kitap aslen BFLA süreçleri hakkında olduğundan bize tam uymadı ama yine de okumaya devam ettim. Başka ilginç şeyler de öğrendim.
* Çocuğun ilk dil edinimi sırasında tek başına veya ardarda kullandığı ve yetişkinlerin genelde cümle düzeyinde anlam verdiği ifadelere "holophrase" deniyormuş. Bu sözcükten cümleye geçiş aşaması. Örneğin elini uzatıp "ekmek" diyen çocuğa içgüdüsel olarak "Acıktın mı? Al ekmek" veya "Aaa, evet, o bir ekmek" veya "Doğru, yere düşmüş ekmek, kaldıralım" yanıtını veren yetişkin cümleye geçiş sürecini bir şekilde destekliyor.
* Daha sonra sözcükleri bir araya getirme dönemi başlıyor. BFLA çocukları yaklaşık 2,5 yaşında sıralaması doğru yapılmış, 3-4 sözcükten oluşan cümleler kurmaya başlıyor.
* Bir çok kitap ve internet kaynağında hararetle önerilen "bir dil, bir insan" yöntemini yazar çift dil ediniminde o kadar da kritik öneme sahip görmüyor. (Bu arada kendisi de bir BFLA çocuğu imiş, çocuğunu da çift dilli yetiştiriyormuş). Söylediğine göre bu yöntemi kullandığını söyleyen ailelerin çoğunluğunda dahi, tutarlı olarak bir yetişkin sadece ve sadece bir dil kullanıyor/kullanabiliyor değilmiş. Ayrıca dil edinimindeki gelişme seyri karşılaştırıldığında, diğer yöntemlerle arasında büyük bir fark bulunmuyormuş.
Annick De Houwer
* Bu kitapta BFLA ( Bilingual First Language Acquisition ) ve ESLA (Early Second Language Acquisition) arasında kesin bir ayırım yapılıyor. Yazara göre BFLA doğumdan itibaren iki dili bir arada öğrenme durumu. ESLA ise doğumdan itibaren önce bir dilin duyulup öğrenildiği, ikinci dilin ise ağırlıklı olarak erken dönemde (2-6 yaş) maruz kalınarak öğrenildiği durumları tanımlıyor. Anne ve babanın iki ayrı dili konuştuğu çift dilli ailelerde yetişen çocuklar BFLA örneği. ESLA genellikle çevre dilinden farklı bir dili konuşan ailelerin çocuklarının dil öğrenme süreci ile örnekleniyor. Bu durumda ikinci dil (çevre dili) çoğunlukla anaokulunda öğreniliyor. Bu durumda bizim durumumuz aslında BFLA değil, ESLA oluyormuş. İlginç. Başka kitaplarda rastlamadığım bir detay. Kitap aslen BFLA süreçleri hakkında olduğundan bize tam uymadı ama yine de okumaya devam ettim. Başka ilginç şeyler de öğrendim.
* Çocuğun ilk dil edinimi sırasında tek başına veya ardarda kullandığı ve yetişkinlerin genelde cümle düzeyinde anlam verdiği ifadelere "holophrase" deniyormuş. Bu sözcükten cümleye geçiş aşaması. Örneğin elini uzatıp "ekmek" diyen çocuğa içgüdüsel olarak "Acıktın mı? Al ekmek" veya "Aaa, evet, o bir ekmek" veya "Doğru, yere düşmüş ekmek, kaldıralım" yanıtını veren yetişkin cümleye geçiş sürecini bir şekilde destekliyor.
* Daha sonra sözcükleri bir araya getirme dönemi başlıyor. BFLA çocukları yaklaşık 2,5 yaşında sıralaması doğru yapılmış, 3-4 sözcükten oluşan cümleler kurmaya başlıyor.
* Bir çok kitap ve internet kaynağında hararetle önerilen "bir dil, bir insan" yöntemini yazar çift dil ediniminde o kadar da kritik öneme sahip görmüyor. (Bu arada kendisi de bir BFLA çocuğu imiş, çocuğunu da çift dilli yetiştiriyormuş). Söylediğine göre bu yöntemi kullandığını söyleyen ailelerin çoğunluğunda dahi, tutarlı olarak bir yetişkin sadece ve sadece bir dil kullanıyor/kullanabiliyor değilmiş. Ayrıca dil edinimindeki gelişme seyri karşılaştırıldığında, diğer yöntemlerle arasında büyük bir fark bulunmuyormuş.
11 Şubat 2010 Perşembe
Cocuklarda dil gelisimi ve cift dillilik üzerine kitap önerileri
Bir önceki yazida bahsettigim kitabin sonunda anne-babalar icin önerilen kitaplar vardi. Akademik yayinlar arasinda özel olarak anne-babalarin faydalanabilecegi; acik ve net bir dille yazilmis kitaplari bulup cikarmak zor. Bu yüzden bu listenin isime yarayacagini düsünüyorum. Henüz hicbirini okuyamadim. Bir kacini okuyabilsem bile kardir diye düsünüyorum.
Cocuklarda dil edinimi üzerine kitaplar:
Bausteine der kindlichen Entwicklung
Ayres, Anna Jean ; Robbins, Jeff
2002
Sprachentwicklung
Grimm, Hannelore (Psychologin),
2000
Das Wunder des Spracherwerbs
Szagun, Gisela,
2007
Wie Kinder Sprachen lernen
Tracy, Rosemarie,
2008
Cift dil edinimi üzerine:
Zweisprachigkeit zu Hause und in der Schule
Baker, Colin,
2007
Encyclopedia of bilingualism and bilingual education
Baker, Colin ; Jones, Sylvia Prys,
1998
Materialien zur interkulturellen Erziehung im Kindergarten. Zweisprachigkeit
Heuchert, Lucija,
1989
Zweisprachige Kindererziehung
Kielhöfer, Bernd ; Jonekeit, Sylvie
2002
Mit zwei Sprachen groß werden
Burkhardt Montanari, Elke
2005
Mehrsprachige Erziehung
Triarchi-Herrmann, Vassilia
2006
Cocuklarda dil edinimi üzerine kitaplar:
Bausteine der kindlichen Entwicklung
Ayres, Anna Jean ; Robbins, Jeff
2002
Sprachentwicklung
Grimm, Hannelore (Psychologin),
2000
Das Wunder des Spracherwerbs
Szagun, Gisela,
2007
Wie Kinder Sprachen lernen
Tracy, Rosemarie,
2008
Cift dil edinimi üzerine:
Zweisprachigkeit zu Hause und in der Schule
Baker, Colin,
2007
Encyclopedia of bilingualism and bilingual education
Baker, Colin ; Jones, Sylvia Prys,
1998
Materialien zur interkulturellen Erziehung im Kindergarten. Zweisprachigkeit
Heuchert, Lucija,
1989
Zweisprachige Kindererziehung
Kielhöfer, Bernd ; Jonekeit, Sylvie
2002
Mit zwei Sprachen groß werden
Burkhardt Montanari, Elke
2005
Mehrsprachige Erziehung
Triarchi-Herrmann, Vassilia
2006
9 Şubat 2010 Salı
Cift dillilik (bilingualism) üzerine bir kitap
Elternratgeber ZweisprachigkeitInformationen & Tipps zur zweisprachigen Entwicklung und Erziehung von KindernAnja Leist-VillisBu kitap bilingualism hakkinda okudugum en iyi kitaplardan biri. Iyiligi özel olarak anne-babalari hedeflemesinde, acik ve dogrudan bir dili olmasinda, bölüm sonlarinda özet ve uygulama önerileri bulunmasinda. Yazari hem Almanya'da hem de Yunanistan'da yasamis cift dilli (Almanca-Yunanca) cocuklar üzerinde arastirma yapmis. Kitapta bu arastirmadan zengin örnekler var. Ilk kez bu kitapta cocuklarda cift dilli gelisimin bu kadar cok parametrenin ortak sonucu oldugunu okudum. Sadece anne ve babanin cocukla hangi dilleri konustugu ve ülke dilinin ne oldugu önemli degilmis. Ayni zamanda (varsa) kardeslerin kendi aralarinda ve cocukla hangi dili konustugu, anne-babanin kendi arasinda hangi dili konustuklari, anne veya babadan hangisinin cevre(ülke) dilini konustugu, ailenin ciftdillilige bakisi, ortamin ciftdillilige bakisi, cevrenin gözünde ögrenilen dillerin prestiji vb. gibi bir sürü etken cocugun cift dilli olusunu etkiliyormus. Cocuklarin cok kücük yaslardan itibaren sadece iki dili degil, o dillere özgü vurgulari, gestik ve mimikleri de ayirt edebildiklerini okudum. Ilgincti. Cocugun her iki dili de mükemmel konusmasinin anne-babalarinin hayali olsa da, nadiren gercek oldugunu okudum. Üzücüydü. Ben o hayalle yasiyordum cünkü. Genellikle dillerden biri (ve genellikle ülke dili) digerine göre baskin olurmus. Digerinin cok zayif kalmamasi icin neler yapilabilecegine dair öneriler vardi. Cocugun cift dil ediniminin herhangi bir döneminde dillerden birini acikca reddetme veya o dili konusmaktan kacinma gibi seyler yasayabilecegi de yaziyordu ve bu durumu az sarsintiyla atlatmak icin neler yapilacagini anlatiyordu. Eger benim dilimi reddediyorsa örnegin, ona acik ve kesin olarak, hangi dilde konusursa konussun benim kendi dilimde yanit verecegimi, cünkü kendimi en cok bu dilde rahat hissettigimi söylemeliymisim. Eger cevre dilini degil de, digerini reddediyorsa o ülkeye yapilacak bir ziyaret bazen etkili olurmus. ( Örnegin: "Bir ülke dolusu insan Türkce konusuyor, Türkce konusmak anlamsiz degil, Türkce benim icin bu insanlarla iletisime gecmek icin iyi bir arac") Ayni sekilde deger verdigi bazi kisilerle (dede, büyükanne vb.) sadece bu dili konusarak iletisime gecebilecegini farketmesi de ise yararmis. Aklimda kalanlar bu kadar. Özellikle Almanya'da cift dilli cocuk yetistirmenin dinamikleri ve incelikleri üzerine bilgilenmek isteyenlere öneririm bu kitabi. |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)