Bugün icime birden su duygu doluverdi. Aslinda uzun zaman icimdeydi, simdi söze dökülüverdi:
Iyiligin, dogrunun ve gercegin yavasca, sessizce ve derinden; kötülügün, yanlisligin ve yalanin ise hizlica, gürültüyle ve yüzeyden büyüdügüne olan inancimi tazeledim. Sonunda iyiligin, dogrunun ve gercegin kazanacagina olan inancimi tazeledim. Kötülük ne yapacaksa yapsin, viz gelip tiris gidecek.
Tesadüfen mi? Öylesine mi? Hayir. Su tetikledi.
Cünkü fikirler ve duygular tetikcidir ve calar saattir. Kendine benzeyene nisan alir. Kendine benzeyeni uyandirir.
ruh hali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ruh hali etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Ağustos 2015 Çarşamba
4 Mayıs 2015 Pazartesi
Ruhun Aynasi Olarak Vücudumuz
Der Körper als Spiegel der Seele
Rüdiger Dahlke
Goldmann, 2009
Daha önce Rudiger Dahlke'nin iki kitabini okuyup sevmistim: Krankheit als Sprache der Seele ve Krankheit als Weg (Hastalik Iyilesmeye Giden Yoldur - Thorwald Dethlefsen ile )
Vücut seklimizden karakter özelliklerimizin ve ruhsal hallerimizin okunabilecegine dair bu kitap ise uzun zamandir kütüphanede karsima cikiyordu ama emin degildim. Vücut seklimizden karakter okuma cabasinin iyi niyetinden de, gerekliliginden de, ise yarayabileceginden de... Sonunda okumaya karar verdim.
Dahlke en azindan pozisyonunu iyi aciklamis. Vücut formlarina bakarak baskalarinin karakterini tahlil etmeyin, kendinize bakin, kendinizi anlayip tanimaya calisin demis. Yargiya varmayin, anlamdirin demis. Yaptiginiz analiz, yasam amacinizi anlamak icin kullanilirsa ise yarar demis. Vücudunuzun hosunuza gitmeyen yanlari varsa, onlari düzelt(tir)mek yerine önce neden öyle olduklarini anlamaya calisin demis.
Uzun uzadiya hangi uzva hangi anlamlari yükledigini yazmak mümkün degil. Dogru da olmaz. Bir noktada insani "bana dislerini göster, sana anne babanla iliskini anlatayim" noktasina getirdigi bir gercek. Bütün bunlari neye dayanarak anlatiyor? Bilmiyorum. Söylemiyor. Biraz dogu mistisizmi, biraz halk bilgeligi, biraz psikolojik arketip, biraz da physiognomy oldugu anlasiliyor :)
Benim hakkimda söyledigi pek cok sey tuttu. Baskalari hakkinda söyledigi pek cok seyi insanlari ilk tanismada/ ilk izlenimde kafamda bir yere oturtmak icin bilincaltindan kullandigimi, bir cogumuzun benzer yargilara sebebini bilmeden vardigini farkettim. Belki de yazdiklarini neden bazi insanlari o kefeye, bazilarini da bu kefeye yerlestirdigimizi anlamak icin kullanmak bile mümkün. Yani yine kendimizi tanimak icin :) Söyledikleri ayni fal gibi. Inanma ama onsuz da kalma :)
24 Kasım 2014 Pazartesi
Her insan yaşamının bir noktasında, birden, Tanrı'nın kendisinden daha genç olduğunu hisseder mi?
Eğer hissederse bu genellikle hangi yaşa denk gelir?
Eğer hissederse bu genellikle hangi yaşa denk gelir?
20 Kasım 2014 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)