sökmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sökmek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Aralık'a örüyorum



Sökmedim, hala örüyorum :)
Ağustos'un sıcağında, Ağustos'un sıcağını,  Aralık'a örüyorum.
İçimde renkler...

Yalniz bugünden itibaren hava da iyice sogudu. Annem "Eylül'ün yarısı kış" der her zaman; buradaki yaşıtı teyzeler ise "Ağustos'un yarısı kış" diyorlar. Bundan sonra belki de sadece bir Golden Oktober umabiliriz. Daha perdeleri yıkayacaktım ama ben ya.... :(

3 Ağustos 2017 Perşembe

isteksizim ne yalan söyleyeyim



Birini söküp digerini örmeye devam ediyorum. Bazen hatta tamamen üşengeçliğimden eş zamanlı olarak birinden söküp digerine örüyorum. Ve bu görünüste basit iş beni derin derin düsündürüyor. Evrende hiçbir şey yoktan var olmuyor ve var iken yok olmuyorsa yaşam da şu yukarıdaki fotoğraftan farklı mı? Doğdugumuz andan itibaren neyi 'simültane' söküp yaşadıgımıza örüyoruz ilmek ilmek? Öldügümüzde söktügümüz nedir ve neye 'örüyoruz' devamla?

Neyse ki renk var. Çünkü ışık var neyse ki... Sessizce, kendini çok öne çıkarmadan, kenardan fotoğrafa vuranımız.  Ama o olmazsa olmazımız. Olduğu için olduğumuz. Söke öre dönüşüp dönüştürdüğümüz...

Ve insan ne ve insanın sınırı ne aslında?

Ve muğlak bütün bunlar, biliyorum ve açık net yazmaya isteksizim ne yalan söyleyeyim.

Ve yine de bir şey anlatıyorsa sana ne mutlu bana, ve bir şey söylemiyorsa sana bil ki üşengeçliğimden ve üzgünüm.

18 Haziran 2017 Pazar

Deli Kızın Battaniyesi - Dikkat! Sökülme riski taşır!

Ücüncü kezdir söküp bastan basladigim icin bu kez bitirirsem bitmis halinin fotografini paylasayim diyordum. Ama bir yandan da fotografini cekmeden duramiyordum :)

Sonra düsündüm de, bunu da söksem bile ben...
örerken düsündüklerim bana kalacak...


...örerken ögrendiklerim bana kalacak...


...örerken okuduklarim bana kalacak...


Öyleyse hic örmemisim gibi olmayacak ben bunu sökersem bile....

Öyleyse söz etmeye deger.

Su köseleri dönerken Allahim her seferinde nasil da heyecanlaniyorum örnegin. 
Degme köse döner benim kadar heyecanlanmiyordur :)


Su renkleri secerken her seferinde nasil uzun uzun düsünüyorum. Degme stratejist bu kadar düsünmüyordur belki... Bazi stratejistlerin bu kadar düsünmedigi kesin :)


Sonra renk renk büyürken o...


 ... dedim ya cok sey düsünüyorum, cok sey ögreniyorum ben. Neler düsündügümü tek tek yazamam.



Bunu bitirebilirsem bir sonraki battaniye bir "deli kizin battaniyesi" olmaz galiba. Bir tek onu söyleyebilirim belki. Deli kizin battaniyesi hos bir deneyim, bir sey söylüyor bana. Ayni anda bazen en fazla üc rengi tasiyabildigimi... 

Deli kizin battaniyesine bir kitap arkaplan oldugunda bu "örgü ördügüme bakmayin, ben cok entellektüelim ayni zamanda" demek olmuyor. Hayir. Bu maalesef örerken ayni zamanda okumak gibi pis bir huyum oldugu anlamina geliyor.



 Bu desenin Türkce'deki adini sevmiyorum bir de ben. Benim icin bu büyükannenin deseni. Büyükannenin akli basinda islerinden biri. O kadar. Nokta.


Ha, bir dakika,  virgül aslinda. Bir de sunu diyecektim: Üc kez bastan baslayip, bir türlü bitiremedigi battaniye icin iki blog postu yayinlamayi basarmis kisiyim. Kisi kendini bilmek gibi irfan olmazmis...