Bu da ACIM'dan:
Diyor ki, icindeki o gercek, isik ve sevgi olan ve bunlarla iliskide olan sey, sadece gercegi isigi ve sevgiyi algilar ve ona yanit verir. Bunun disindaki hicbir seyi duymaz ve reaksiyon vermez. Eger reaksiyon veriyorsa(n) reaksiyon veren sey icindeki o öz degil, sen degilsin. Daima ego egoya yanit verir, öz de öze.
Aralık ayinda FB'da paylasmisim. Simdi okuyunca kendime nasil sasiriyorum, nasil sasiriyorum. Icimdeki reaktif tarafi kim / ne uyandirdi?
ACIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ACIM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Ağustos 2015 Pazartesi
Alan bir dünya
You believe in a world that takes, because you believe that you can get by taking.
Alan bir dünyaya inaniyorsun, cünkü alarak elde edecegini saniyorsun.
ne görüyorsun?
You see what you expect, and you expect what you invite. Your perception is the result of your invitation, coming to you as you sent for it.
Bekledigini görüyorsun ve davet ettigini bekliyorsun. Algin davetinin sonucu ve sana onu gönderdigin sekilde geliyor.
24 Aralık 2014 Çarşamba
A Course in Miracles - Textbook an itibariyle bitti...
Bitmesi icin bundan daha uygun, daha secilmis bir gün herhalde olamazdi.
Ne diyebilirim?
Bir yazar adi veremiyorum; dikte edenleri kendilerini yazar olarak anmak istemiyormus.
Uzun zamandir beni bu kadar zorlayan bir kitap okumamistim.
Uzun zamandir bu kadar sasirtan bir kitap okumamistim.
Uzun zamandir hicbir kitapta yazilanlara bu kadar cok "Hadi canim sen de!" ve "Kesinlikle, cok dogru!" dememistim.
Uzun zamandir hic bir kitaptan bu kadar cok not almamistim, koca bir defter doldu. Firsat buldukca kitap gibi onu okuyacagim tekrar.
Ya dili?
Uzun zamandir hic bir kitapta 3-4 yan cümlenin bu kadar şık bir sekilde ardarda siralandigini görmemistim. Hicbir ise yaramayacak olsaydi bile, Almanca'ma katkisi yadsinamazdi :))
"Workbook"tan önce derin bir nefes almak, biraz sindirmek, biraz baska kitaplara dalmak istiyorum.
Sonra yine mucizeler kursunda bulusalim :)
Bitmesi icin bundan daha uygun, daha secilmis bir gün herhalde olamazdi.
Ne diyebilirim?
Bir yazar adi veremiyorum; dikte edenleri kendilerini yazar olarak anmak istemiyormus.
Uzun zamandir beni bu kadar zorlayan bir kitap okumamistim.
Uzun zamandir bu kadar sasirtan bir kitap okumamistim.
Uzun zamandir hicbir kitapta yazilanlara bu kadar cok "Hadi canim sen de!" ve "Kesinlikle, cok dogru!" dememistim.
Uzun zamandir hic bir kitaptan bu kadar cok not almamistim, koca bir defter doldu. Firsat buldukca kitap gibi onu okuyacagim tekrar.
Ya dili?
Uzun zamandir hic bir kitapta 3-4 yan cümlenin bu kadar şık bir sekilde ardarda siralandigini görmemistim. Hicbir ise yaramayacak olsaydi bile, Almanca'ma katkisi yadsinamazdi :))
"Workbook"tan önce derin bir nefes almak, biraz sindirmek, biraz baska kitaplara dalmak istiyorum.
Sonra yine mucizeler kursunda bulusalim :)
10 Aralık 2014 Çarşamba
Fena güzel, ama cevirmeye vaktim yok... Oldugu gibi aliniz:
truth is true.
This is the hardest lesson you will ever learn, and in the end the only one. Simplicity is very difficult for twisted minds. Consider all the distortions you have made of nothing; all the strange forms and feelings and actions and reactions that you have woven out of it. Nothing is so alien to you as the simple truth, and nothing are you less inclined to listen to. The contrast between what is true and what is not is perfectly apparent, yet you do not see it. The simple and the obvious are not apparent to those who would make palaces and royal robes of nothing, believing they are kings with golden crowns because of them.
This is the hardest lesson you will ever learn, and in the end the only one. Simplicity is very difficult for twisted minds. Consider all the distortions you have made of nothing; all the strange forms and feelings and actions and reactions that you have woven out of it. Nothing is so alien to you as the simple truth, and nothing are you less inclined to listen to. The contrast between what is true and what is not is perfectly apparent, yet you do not see it. The simple and the obvious are not apparent to those who would make palaces and royal robes of nothing, believing they are kings with golden crowns because of them.
27 Kasım 2014 Perşembe
Tugla gibi kitap. Kafana düsse, kafan dagilir.
Hos acip icini okuyunca da, kafanin icini dagitiyor :)
Kitaplarla ilgili bi pis huyum daha var üstelik :(
Bitmeyince birakmam.
Önümüzdeki yila kadar bunu okuyor olabilir miyim?
Fakat sunu da söylemeden gecemeyecegim. Cümle icinde sürekli "vor der Trennung" kullaniyor mechul yazar. Her seferinde ayriliktan sikayet eden ney geliyor aklima da, icim ciz ediyor.
Hos acip icini okuyunca da, kafanin icini dagitiyor :)
Kitaplarla ilgili bi pis huyum daha var üstelik :(
Bitmeyince birakmam.
Önümüzdeki yila kadar bunu okuyor olabilir miyim?
Fakat sunu da söylemeden gecemeyecegim. Cümle icinde sürekli "vor der Trennung" kullaniyor mechul yazar. Her seferinde ayriliktan sikayet eden ney geliyor aklima da, icim ciz ediyor.
24 Kasım 2014 Pazartesi
Gerçeği, sadece gerçeği...
The best defense, as always, is not to attack another's position, but rather to
protect the truth.
protect the truth.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)