ispanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ispanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Kasım 2017 Cumartesi
Ne Garip Federico Adinda Olmak
Ne Garip Federico Adinda Olmak,
Federico Garcia Lorca,
Erdal Alova,
Can Yayinlari
Bir Türkce sarki dinliyordum, sözleri Lorca'nin bir siirinden diyorlardi.
Cohen hakkinda bir kitap okuyordum, en büyük ilham kaynaklarindan biri Lorca, "Take This Waltz" da serbest cagrisimla cevrilmis bir Lorca siiri zaten diye yaziyordu.
E ben artik bi Lorca okusam, zamanidir diyordum.
Türkce gazetelerin birinde tam o siralarda karsima bu baslikla bir makale cikiyordu: "ne garip federico adinda olmak"
Sonra kitabi ariyordum.
Sonra buluyordum.
Sonra ama...
Ama sonra...
kitapta o melodiyi bulamiyordum ben. Ne bir Livaneli, ne bir Cohen melodisi duyuyordum kitapta. Ne de baska bir melodi...
Ya Lorca benlik degil, ya da baska bir ceviriden veya baska bir dilde bir daha okumaliyim.
Diyordum ben.
Yine de bir kac satir kaliyordu kitaptan bana:
Defnenin dallarinda
iki karanlik güvercin gördüm
Biri öbürüydü
ikisi hicbiri.
--
Gül aramadi safagi:
sonsuzca dalinda,
bir baska seyi aradi
--
Kendinden geciyor leylek
rüyasinda yarim ayin.
--
cala cala ovanin davulunu
geliyordu atlilar.
Yine de güzeldi siir.
27 Ağustos 2015 Perşembe
Italyan
Özür dilerim.
Bütün Italyanlardan.
Gercekten.
Bu kacinci.
Hele bu seferkiler öyle emindi ki... Onlar kari koca , karavanlarinin önünde, akillari karismis...
Biz ana ogul, iki kara kafa, üstelik elimizde külahli dondurma..
O kadar emindiler ki, kadin arkamdan israrla "Sinyora..Sinyora" diye seslendi.
O kadar emindi ki, direk Italyanca basladi söze...
Üzgünüm, degilim.
Gercekten.
Yani bazen Italyan olmadigim icin ve sehir merkezini ancak tarzanca tarif edebildigim icin gercekten üzülüyorum.
Ben Italyanca ögrenene kadar, siz de Ingilizce veya Almanca ögrenseniz?
Sonra söz, ben size sehir merkezini tarif etmekle kalmayacagim, ben size sehrin en iyi Italyan dondurmacisinin adresini vermekle kalmayacagim, yaprak sarmasinin sirlarindan da bahsedecegim. Arada siz de bana ananenin pizza sirlarindan bahsederseniz, hayir demem tabii :)
*
Haa, aklima geldi, bi hikaye daha...
Bu da süpermarketten.
Kohlrabi aliyordum.
Yanimda yaslica bir kadin daha var.
"Italyan miymis bunlar?" dedi.
Etikete baktim. "Italyanmis" dedim.
"Italyanlar daha iyi oluyor, Ispanyollar o kadar iyi olmuyor" dedi.
Gülümsedim, "Dogrudur, dikkat etmemistim" dedim. Kohlrabimi secip yanindan ayrildim.
Biraz sonra baska bir sebzenin önünde buldu beni.
"Ispanyol musunuz?" dedi.
"Hayir, degilim" dedim.
"Biraz önce Ispanyol kohlrabileri iyi olmuyor dedim de. Sonradan aklima geldi belki de Ispanyolsunuzdur. Kusura bakmayin, özür dilerim" dedi.
"Yok, rica ederim. Sebze iste, ne önemi var. Ispanyol olsam bile.." dedim saskin.
Bi sessizlik oldu. Öyle bakiyor, bi yanit bekliyor. Ispanyol degilsem, Italyan miyim? Yani emin miyim? Yoksa Ispanyol'um da, mahcup olmasin diye söylemiyor muyum?
Gercegi söylemenin tek kurtulus oldugunu farkederek sorulmadan ekledim. "Türk'üm ben"
Sanirim ilk kez hem o , hem ben Türkiye'den kohlrabi ithal edilmedigine cok sevindik :)
Bütün Italyanlardan.
Gercekten.
Bu kacinci.
Hele bu seferkiler öyle emindi ki... Onlar kari koca , karavanlarinin önünde, akillari karismis...
Biz ana ogul, iki kara kafa, üstelik elimizde külahli dondurma..
O kadar emindiler ki, kadin arkamdan israrla "Sinyora..Sinyora" diye seslendi.
O kadar emindi ki, direk Italyanca basladi söze...
Üzgünüm, degilim.
Gercekten.
Yani bazen Italyan olmadigim icin ve sehir merkezini ancak tarzanca tarif edebildigim icin gercekten üzülüyorum.
Ben Italyanca ögrenene kadar, siz de Ingilizce veya Almanca ögrenseniz?
Sonra söz, ben size sehir merkezini tarif etmekle kalmayacagim, ben size sehrin en iyi Italyan dondurmacisinin adresini vermekle kalmayacagim, yaprak sarmasinin sirlarindan da bahsedecegim. Arada siz de bana ananenin pizza sirlarindan bahsederseniz, hayir demem tabii :)
*
Haa, aklima geldi, bi hikaye daha...
Bu da süpermarketten.
Kohlrabi aliyordum.
Yanimda yaslica bir kadin daha var.
"Italyan miymis bunlar?" dedi.
Etikete baktim. "Italyanmis" dedim.
"Italyanlar daha iyi oluyor, Ispanyollar o kadar iyi olmuyor" dedi.
Gülümsedim, "Dogrudur, dikkat etmemistim" dedim. Kohlrabimi secip yanindan ayrildim.
Biraz sonra baska bir sebzenin önünde buldu beni.
"Ispanyol musunuz?" dedi.
"Hayir, degilim" dedim.
"Biraz önce Ispanyol kohlrabileri iyi olmuyor dedim de. Sonradan aklima geldi belki de Ispanyolsunuzdur. Kusura bakmayin, özür dilerim" dedi.
"Yok, rica ederim. Sebze iste, ne önemi var. Ispanyol olsam bile.." dedim saskin.
Bi sessizlik oldu. Öyle bakiyor, bi yanit bekliyor. Ispanyol degilsem, Italyan miyim? Yani emin miyim? Yoksa Ispanyol'um da, mahcup olmasin diye söylemiyor muyum?
Gercegi söylemenin tek kurtulus oldugunu farkederek sorulmadan ekledim. "Türk'üm ben"
Sanirim ilk kez hem o , hem ben Türkiye'den kohlrabi ithal edilmedigine cok sevindik :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)