mavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2017 Pazar



Ve ta daaaaa!

Kisisel tarihimde....

gerceklerin:



en cok  yaklastigi an :)))

Cantanin bütün detaylari ve tarifi yukaridaki linkte :) Temel olarak sık iğne ve benim gibi acemilerin bile sorunsuz örebilecegi seashell (deniz kabugu) diye bir motiften olusuyor. Önemli olan uzmanlarin motif Çince'sini sökebilmekte... :


O konuda da uzmanlardan yardim aldim....

Hikaye günlerden bir Mart günü söyle basladi... Oglan yine hastaydi, atesi yüksekti. Geceleyecektim ve bana uykumu ve endisemi dagitacak bir sey gerekliydi:


Ve fakat ben o ovali bir türlü cözemiyordum. Bu noktada telefon üzerinden bir uzmandan  konsültasyon destegi aldim. Hayir ates icin degil, oval icin:


Sonra ben söylemesi ayip o seashell'i de bir türlü cözemiyordum. Bu noktada yine ayni uzmani taciz etmem gerekti (yine telefondan...) :



Fakat sonunda oglan iyilesmis, Cince cözülmüs, geminin duvarlari yükselmeye baslamisti :))) Gemi.. yani canta... artik kendi yükünü/yününü tasimaya baslamisti :)



Sonra biraz elimde süründü, sonra ben azimle örmeye devam ettim. Sonra instagram hesabimi deaktive edince hizlandim ve bitirdim. En son orijinal tarifteki saplara biraz takildim. Nasil yapildigini anlayamadigim gibi öyle saplar istedigimden de emin degildim. Bu noktada bir baska uzman imdadima yetisti. Bana bir takim alternatifler gösterdi ve farkina varmadan bir takim ilhamlar verdi... 

ve ta daaaa.....!



Upps, pardon, bunu söylemistim :))

17 Ekim 2016 Pazartesi

Birdenbire



Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.

Birdenbire,
Birdenbire;
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar...
Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire…

2 Ekim 2016 Pazar

Endiseye mahal yok.



Su güzel tabaklara, su güzel mevsim meyveleriyle su güzel natürmortlari cizen su güzel komsu teyzelere keske anlatabilsek. Endiseye mahal yok; daldan da düsseler, kuslar da yeseler, esek arilari da didikleseler, insan kursagina da girmese bu güzeller, endiseye mahal yok. Insanlarla kurtlar ve kuslar arasinda biz ve onlar yok, yarisma yok, catisma yok. Onlar yediginde de biz yemis gibi, biz yedigimizde de onlar yemis gibi. Iste öyle teyzeler... Hepsi nefisti, tesekkürler...


Ve bi de... Instagram'da söylemedigim bir sey daha söyleyecegim. Ayva sari, nar kirmizi, evet hepimiz biliyorduk. Ama bundan o harika siir ortasi hauki'sini cikarmak icin birinin gelip arkalarina tek bi sözcük,  "sonbahar"  eklemesi gerekti. Sanat öyle bi sey iste, sair öyle biri iste. Herkes bilir, belki herkes hisseder ama bilmez hissettigini. Sonra biri gelir hissettigini bilmekle kalmaz, söze de döker. 

Ve asil... Bazen sairler de unutabilir, veya ne bileyim belki de dizede şık durmaz. Ama sonbahar biraz da mordur, mavidir, iste su tabaktir. Onu da bazi teyzeler bilir. Alzheimer'in kiyisinda dolasan kimi teyzeler, tabagi ne zaman nerede kime verdigini unutacagini bilir, o yüzden verirken bize tembih eder, geri istedigini :) Hepimiz herseyi bilemeyiz, hepimiz herseyi animsamayabiliriz. Endiseye mahal yok.  


8 Kasım 2015 Pazar

Mavi not

Daha sonra gri tabaka gelip Ocak'a kadar kazik caktiginda,
gök yere yakinlastiginda ve ruhlar daraldiginda animsamak üzere...

Sunu unutmadan kisisel tarihime not etmeliyim:

6.11.2015 - Orta Avrupa!


25 Ağustos 2015 Salı

Önce peynir vardi...


Önce peynir vardi.
Feta.. Yunan...



Sonra peynir... yoktu.
Yok oldu birden...
Nasil oldu bilmiyorum.
Kutu bana , ben kutuya bakiyorduk.
Ben "bu kutudan iyi bir seyler cikar" diyordum.
Kutu bana "mavi bi seyler olmali, beyaz bi seyer olmali, Akdeniz bi seyler olmali" diyordu.
Ben aslinda toprak tonlarinin etrafinda dolasiyordum. Aborijin takiliyordum, cünkü en iyi onu yapabiliyordum :)

Ama kutu hakliydi. Toprak rengi olmazdi. Mavi gerekti, beyaz gerekti, deniz gerekti, turkuaz, bulut, balik, gece mavisi, gök mavisi. Ne bileyim iste, öyle bi seyler gerekti.

Kafaya biraz serinlik gerekti, ellere biraz mavilesmek gerekti...


Sulu boya olmazdi, galiba biraz akrilik boya gerekti. Biraz koyu, biraz kobalt mavi gerekti, hi hi , evet biraz da beyaz. Turkuaz icin koyu maviyle beyazi karistirmak gerekti. "Sen baskasin, benden uzak ol" diyen saskinin tekiydi, yeni renkler icin hep ötekine dogru bir adim atmak, eger cesaretin varsa baska renklerde kaybolmak gerekti.

Sonrasi da böyle iste...


Nasil oldu bilmiyorum, hava serindi, ögleden sonraydi.
Dünya bir an icin güzel bi dünyaydi, mavi bir dünyaydi, parlak ve temiz ve dünyaydi, cicek bir dünyaydi.



Dünya hatalara acik, hatalari kaldirir bir dünyaydi. Ne bileyim, hatalara ragmen güzel bir dünyaydi. Kutu icini acinca ne cikacagi belli olmayan bi kutuydu. Pandora'nin kutusu muydu? Kimbilir. Sanmiyorum. Hakkinda böyle iyi hisler tasidigim bir kutuydu.


Kutu gerci herseye acik bir kutuydu. Aborijin sanatini mavi Akdeniz tonlarinda tasiyan, bir Türk'ün elinden cikma, Almanya'da yasayan bir kutu olabilirdi olmasina, ama sanirim herseye ragmen özüne bagli, hikayesi bilinir olmak isteyen bir kutuydu.  Kenarlari güzel olsun diye yapistirdigim boyaci bantini sökerken isin sonunda, bir kisim boyanin da sökülmesi, hem de tam o kisimda, baska nasil aciklanabilirdi?



Ben kutu sözü dinler biriyim. Kutunun sözünü dinledim, aynen öyle biraktim, düzeltmedim.
Iste bugün de böyle bir gün, dünya da böyle bir dünya, masal da böyle bir masaldi...
Cicek de böyle bi cicek, mavi de böyle bi maviydi.
Acaba senle ben, ikimiz de, böyle cicek, böyle mavi olabilir miydik?
Olabilirdik.
En azindan deneyebilirdik sanirim.

21 Kasım 2014 Cuma

Okyanuslara, deniz hayvanlarina, balinalara merak saldik. Bu filmleri seyrettik. Gözümüze heryer mavi gözüküyor :) Tavsiye ederiz. Özellikle ilk iki filmde irkiltici sahneler var. Bir katil balina birden fok baliklarinin arasina dalip birini yakaliyor, öldürmek icin defalarca havaya firlatiyor, suya kavusmak icin kosturan bebek kaplumbagalari birden yengecler ve kuslar kapiyor vb gibi. Siddet sahnesi degil, ama irkiltici. O yüzden cocuk seyrederken yaninda bulunup aciklayici olmali.

Fransiz doga belgeseli - Jasques Perrin
Az konusma, bol görüntü, harika :)

Okyanuslarda yasam üzerine BBC belgesel filmi. Oceans filmine cok benzer. 

Tortuga
Bir deniz kaplumbagasinin yumurtadan cikisindan itibaren hayat hikayesi