çeşitlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çeşitlilik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2015 Pazar

çokluk üzerine

"Nerde çokluk, orda b.kluk" da deriz, çokluğun, çesitliligin üzerine güzellemeler de yazariz.
Çokluk bazen bela gibidir gözümüzde, bazen evladir. 
Bazen yikici güctür, kaostur; bazen yaratici güctür.
Hangisi doğru?

Bu soru zaman zaman aklima takilir. Bazen birini, bazen digerini savunmakla celiskiye düsüyoruz gibi gelir. Neden baskasinin aklina takilmadigi da aklima takilir.
Megerse Pauli'nin aklina da takilmis.

Pauli Heisenberg'in tüm meslek yasamina eslik eden arkadaslarindan biri. Yasca ve tecrübece biraz daha büyük ondan. Tanismalarindan itibaren Heisenberg'in önemli bilimsel konuklarda hep dönüp fikrini sordugu bir "büyügü" olmus. Bazen tatli, bazen sert, hep destek görmüs ondan.

1950'lerde Amerikali atom fizikci Lee'nin bazi ilginc gözlemleri sebebiyle Pauli ve Heisenberg bu konunun aciklanmasina yogunlasiyorlar. Aralarinda gidip gelen mektuplarda hararetli tartismalar oluyor. Ana konulari atom cekirdeginde ikilik ve simetri.  Pauli bir mektubunda "Zweiteilung (Ikiye bölünme, Dichotomie, Catallanma) Iblis'in cok eski bir özelligidir. Zweifel (Süphe) sözcügünün en eski anlaminin Zweiteilung olmasi gerekir" diye yazar. Baska kaynaklarin da belirttigi üzere, iblis sembolü olarak yilan ve onun catalli diliyle, eski resimlerde elinde tuttugu catal hep bu ikiye bölünmeye, catallanmaya isaret eder. "Ben" ve "O" diyerek bizi getirip ilk yol ayiriminin basina birakan da kimdir zaten?

Peki o yaratici güc?
Neden Lao Tzu, Tao The Ching'de söyle der?
Tao, Bir'e hayat verir.
Bir Iki'ye hayat verir.
Iki, Üc'e hayat verir.
Üc, tüm varliklara hayat verir. 

Ay, karisik bir is bu is. Daha bu isin Aristo mantigi var, Kartezyen mantigi var. Hegel ve onun diyalektik yöntemi var. Ve hepsinin de ortasinda sanki Heisenberg'in "Belirsizlik" ve Bohr'un "Tamamlayicilik" ilkesi var. Üstelik sokaktaki insaniz biz, quantum mekanigi ile felsefe üzerine okudugumuzun cogundan bir sey anlamiyoruz. Öyleyse nasil oluyor da "bilir" gibi oluyoruz?

Benim kafam karisti, dagittim yaziyi. Anahtar kelimeler burada yalniz.
Bir de maviyle sariyi toplayinca yesil oluyor biliyor musun?
Gerisini sen toparlayiver artik.


3 Kasım 2014 Pazartesi

"Birlesmis Milletler Beslenme ve Tarim Organizasyonu'nun arastirmalarina göre insanlar tarih boyunca 7000 bitki türünü beslenme icin kullandilar. Bunlarin cogu kayboldu ve onlarla birlikte mutfakta nasil hazirlandiklarina dair bilgiler de... Bugün beslenmemizin %95'i sadece 30 botanik türden saglaniyor. Bu gecmiste tarim ve bahcivanlik islerindeki cesitliligin %0,5'ine denk gelir. Sadece bu da degil, Botanik tür Solanum tuberosum , yani patatesi ele alalim. Ciftciler yüzyillar icinde 4000 farkli patates türü yetistirdi, pirincte bu 100.000 türdü. Bilimsel acidan yedigimiz seylerin genetik cesitliligi daraldi. Kritik bakmayan tüketici bunu fazla farketmiyor. Yogun sekilde üretilen bugday ve misir akla gelebilecek her türlü gidaya dönüstürülüyor. Tahillar patlatiliyor, gevrek yapiliyor, micky mouse veya kücük kalpler sekli veriliyor, sari, mor, mavi veya yesil oluyor. Aroma maddeleri sayesinde vanilya, cilek, karamel, mango tadi aliyor. insan kendini cesitlilige inandirabilir ama bagirsak bakterileri buna kanmaz. Onlar sindirmeleri gereken maddenin sonunda ayni sey oldugunu bilirler."
FB 15.10.2014