müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20 Temmuz 2017 Perşembe
Leonard Cohen, Songs of a Life
Leonard Cohen, Songs of a Life
Christof Graf, dtv, 2002
Cohen sarkilarinin sözlerini oturup internetten siir gibi okudugumu farkedince, bu konuda mutlaka bir kitabin da oldugunu tahmin etmem ve kütüphanede bir örnegine rastlamam uzun sürmedi :) Hayir, bu bir Cohen biyografisi degil. Ilk albümünden baslayarak 2001'deki "Ten New Songs"a kadar tüm albümlerindeki sarkilarin kronolojik olarak sözleriyle beraber siralandigi bir kitap. Sonraki albümleri ayrica calismak gerekecek :) Cift dilliydi kitap. Sarki sözünün baska dile cevrilmesi hep sıkıntılıdır ama yine de Almanca'ya da cevrilmis. Cok sart mi bu kitap, ille de tavsiye mi? Hayir, disiplinli ve organize bir okumayla internet üzerinden de okunabilir bu sarkilar. Benim böylesi daha kolayima geldi. Sabahlari ve aksamlari trende bir yandan sözleri okurken, diger yandan telefona yükledigim bir "Best of" albümünden bir kismini dinleyebiliyordum da... Ya da aksamlari evde bir yandan kitabi okurken, diger yandan bilgisayar basinda kim varsa ona "The Guests'i calar misin bir? Stranger Song'u alayim" seklinde siparislerde bulunuyordum :) Oldukca Leonard Cohen dolu, oldukca güzel bir haftaydi. Bazen kitap yetmedi, bazi detaylari da internette buldum. Özellikle ilgili eksi sözlük girisleri tavsiye edilir. Neler ögrendim? Suzanne, o "Suzanne" degilmis (himm, bunu biliyordum aslinda). Famous Blue Raincoat'i adinin bu oldugunu bilmeden coook eskilerden beri biliyormusum. Yesil corapli Nancy'nin hikayesini kitapta degil, eksi sözlük'te buldum. Ama The Guests'in Rumi ve Attar'dan ilham alinarak yazildigi kitapta yaziyordu. "Take This Waltz"in sözlerinin Frederico Garcia Lorca'nin bir siirinden serbest ceviri oldugu da...
Iste böyle. Leonard Cohen haftasi bitmedi. Devami bir sonraki "biten"de...
4 Haziran 2016 Cumartesi
Mümkünse kücük seyler...
Bu haftasonu güzel bir haftasonu olsun. Gazetelere az bakalim, haberleri az okuyalim. Biliyorum zor gözünü bazi seylere kapamak. Ben cok zorlaniyorum sahsen. Ama yine de bize iyi gelen seyleri paylasalim, büyütelim.
Güzel, naif bi sey görmek ve dinlemek istersen örnegin, suna bak; bak bakalim bu amatör müsamere havasi, bu altmislar, senin icinde de bir yeri titretiyor mu? :
Amerika'da genc bi kadin cesitli sehirlerde dokuma kurslari veriyor. Gitmesek de, katilmasak da fikirler edinebiliriz dersen, instagram hesabina bi ugra.
Cok uzun yillar boyunca erteledigim bi kitabi okuyorum su ara. Daha sonra detayiyla yazarim ama sen de cok ertelemek istemezsen bi bak bakalim nereden bulursun Bitmeyecek Öykü'yü...
Veya onu bulamazsan baska bi cocuk kitabini oku. Arada bir mutlaka icindeki cocuga kitaplar oku.
Acayip, pek biriktirilmeyen seylerin koleksiyonunu yap. Ben örnegin birbiriyle itistigi kapistigi iddia edilen kitaplardaki ortak cümlelerin koleksiyonunu yapiyorum. Kücük, gündelik, iyi haberlerin koleksiyonunu yapiyorum. Bi de cevremde gördügüm yüreklerin koleksiyonunu...:
Yaninda kücük bi defter tasi. Ne zaman gününü aydinlatan, sana iyi gelen bi sey görür veya duyarsan, hemen not et onu. Ne kadar kücükse o kadar iyi. Ne kadar kücükse o kadar önemli not düsmen, kayit altina alman:
Bi kusun sesini dinle. Varsa etrafindaki bi kusun, yoksa ac Youtube'dan dinle...
Cocuklugundan beri bildigin, hep kullandigin bir sözcügün kökenini arastir. Hangi dilden geliyor, hangi fiil kökünden? Cok zihin acicidir, yok düsündürücüdür. Cok rahatsiz edicidir bazen. Ama o rahatsizligi astiginda cok büyütücü, cok huzur vericidir. Inan.
Uzun zamandir tanidigin ama haber almadigin birinin ne yaptigini arastir. Ünlü biri olabilir, interneti kullan. Ilkokul arkadasin olabilir. Interneti kullan veya ortak arkadaslarina sor.
Kaliteli bi seyler kesfet. Duru, sade olsun; ama mutlaka özen gösterilmis, emek verilmis olsun. Bagirmasin, dikkat cekmeye calismasin ama dikkatini cektiginde "iste bu" dedirtsin. Biliyorum kolay degil. aramak bazen bosuna. Bu konuda güvenebilecegin tek sey belki de tesadüflerdir. Tesadüflere güven. Onlarin seni ona götürecegine inan. Inan ki bulabilesin. Örnegin >>
Sen de bana fikirler versene. Günü ışıtan, anlam veren, yeni bir heyecana bulayan, büyüten seyler... Yikmayan seyler, bölmeyen seyler... Mümkünse kücük seyler...
Güzel, naif bi sey görmek ve dinlemek istersen örnegin, suna bak; bak bakalim bu amatör müsamere havasi, bu altmislar, senin icinde de bir yeri titretiyor mu? :
Amerika'da genc bi kadin cesitli sehirlerde dokuma kurslari veriyor. Gitmesek de, katilmasak da fikirler edinebiliriz dersen, instagram hesabina bi ugra.
Cok uzun yillar boyunca erteledigim bi kitabi okuyorum su ara. Daha sonra detayiyla yazarim ama sen de cok ertelemek istemezsen bi bak bakalim nereden bulursun Bitmeyecek Öykü'yü...
Veya onu bulamazsan baska bi cocuk kitabini oku. Arada bir mutlaka icindeki cocuga kitaplar oku.
Acayip, pek biriktirilmeyen seylerin koleksiyonunu yap. Ben örnegin birbiriyle itistigi kapistigi iddia edilen kitaplardaki ortak cümlelerin koleksiyonunu yapiyorum. Kücük, gündelik, iyi haberlerin koleksiyonunu yapiyorum. Bi de cevremde gördügüm yüreklerin koleksiyonunu...:
Yaninda kücük bi defter tasi. Ne zaman gününü aydinlatan, sana iyi gelen bi sey görür veya duyarsan, hemen not et onu. Ne kadar kücükse o kadar iyi. Ne kadar kücükse o kadar önemli not düsmen, kayit altina alman:
Bi kusun sesini dinle. Varsa etrafindaki bi kusun, yoksa ac Youtube'dan dinle...
Cocuklugundan beri bildigin, hep kullandigin bir sözcügün kökenini arastir. Hangi dilden geliyor, hangi fiil kökünden? Cok zihin acicidir, yok düsündürücüdür. Cok rahatsiz edicidir bazen. Ama o rahatsizligi astiginda cok büyütücü, cok huzur vericidir. Inan.
Uzun zamandir tanidigin ama haber almadigin birinin ne yaptigini arastir. Ünlü biri olabilir, interneti kullan. Ilkokul arkadasin olabilir. Interneti kullan veya ortak arkadaslarina sor.
Kaliteli bi seyler kesfet. Duru, sade olsun; ama mutlaka özen gösterilmis, emek verilmis olsun. Bagirmasin, dikkat cekmeye calismasin ama dikkatini cektiginde "iste bu" dedirtsin. Biliyorum kolay degil. aramak bazen bosuna. Bu konuda güvenebilecegin tek sey belki de tesadüflerdir. Tesadüflere güven. Onlarin seni ona götürecegine inan. Inan ki bulabilesin. Örnegin >>
Sen de bana fikirler versene. Günü ışıtan, anlam veren, yeni bir heyecana bulayan, büyüten seyler... Yikmayan seyler, bölmeyen seyler... Mümkünse kücük seyler...
12 Aralık 2015 Cumartesi
Kandil
Aksam aksam döne döne dinledigimden olacak, bunca yil sonra ve an itibariyle candela-candle-kandil baglantisini kesfettiren eser. 71 yasinda ölmez de sag olursam ben de öyle siren sesi cikarabilmek isterim .smile ifade simgesi Bi de "yok birbirimizden farkimiz" dedirten yüz milyon elli sekiz örnek daha biriktirmis olmayi...
30 Eylül 2015 Çarşamba
Eylül biterken...
Yenilen pehlivan gürese doymazmis. Haftasonundan beri ben de yine dokumakla mesguldüm. Bu seferkinin adi "deli kizin dokumasi". Yok, cok delice bir sey yaptigimdan degil, internette bu tür denemelerden yüz milyon tane var. Yine de kare ve ücgen yerine dogal sekiller diye belki. Yine de öyle iste...
Bu sefer daha cok renk ve daha fazla "o rengin arasina sundan, bu rengin arasina ondan" var. Ikinci deneme icin fena degil herhalde. Ama yok, hala olmuyor. Kismen cercevenin centiklerinin cok aralikli olmasindan kaynaklandigini farkettim. Daha kalin iplerle veya baska malzemelerle (rafya? bast?) daha iyi sonuclar alinabilecek belki. Bi de o renk gecislerindeki bosluk konusunu hala tam anlamamisim.
Arka tarafi da böyle oldu.
Sonra ben bütün o ipleri dügümledim, temizledim. Cerceveden de sagsalim cikarmayi basardim. Simdi geriye bu dokunmus parca ile ne yapilabilecegi sorusu kaldi. Duvara asmaktan baska? Yaptigim seylerin bir islevi olmazsa hosuma gitmiyor. Hatta normalde en basindan bir kullanim alani bulamazsam hic baslamiyorum. Zanaat zanaat icin olamiyor bende :) Bu dokuma islerinde sirf tekniğiğ biraz cözebilmek adina islev bulmadan dokumus oldum. E, n'olucak bu simdi?
Neyse, dokuma isleri simdilik böyle. Biraz ara verip baska islere dönmeye karar verdim. Bu arada üc bes firin ekmek daha yiyeyim, sonra yine dönerim dokumaya.
Bu güzeli ilk pazartesi günü gördüm:
Fotograf makinesi yanimda degildi. Bitki fotograflamanin güzel yani, ertesi gün tekrar makineyle yanindan gectiginde genelde hala orada duruyor olmasi.
Akcaagaclar kizardi. Akdikenler, kusburunlari kizardi. Kayinlar ve atkestaneleri diplerine sanatlarini ve meyvelerini sacti. Bunlarin hepsini dün sabah serinliginde (birrr!!) nehir kenarinda yürürken gördüm. Bi de ögleden sonra Japon kirazlarinin yanindan gecerken farkettim: Bazilari yeniden cicege durmus. Agaclar bazen yapiyor bunu. Sonbaharda tekrar baharsiyorlar. Sanirim insanin gözüne herseyin zittini da barindirdigi bilgisini sokmak icin yapiyorlar. Sonbaharda cicek aciyorlar, yazin da yaprak döküyorlar bazen. Keske insanlar da yapabilse bunu. Sonbaharinda cicek acabilse. Ama abartmadan, zarafetle. Cok fazla fuşyaya, cingene pembesine bulanmadan. Japon kirazlari gibi...
Eylül, sen de bitiyor musun bu arada? Sana ben tesekkür ederim. Harika bir otuz gündü bu gecen. Renkler, ipler, kagitlar, boyalar, temize cekmeler, hesaplasmalar, siirler, sarkilar, cicekler, böcekler, tarcinlar, elmalar... Yeterince Eylül'düm sanirim. Ama daha bitmedi, yarindan itibaren birazcik da Ekim'eyim ben :)
Eylül'de yaptigim en iyi islerden biri, sanirim FB'u dondurmakti. Mecra kritigine baslamayacagim, hayir. Belki de mecranin kendisinde bir sorun yok. Sorun onu nasil kullandigimizda. Hesabi dondurmadan önce epey ceki düzen vermistim. Tatilden döndügümde temiz, derli toplu bir ev bulan insanlar gibi görece derli toplu bir FB hesabi bulacagim. Yükledigi negatif enerjiye gelince, onun kültürel bir sorun oldugunu saniyorum. Bir Japon'un, bir Paraguayli'nin, bir Isvicreli'nin FB hesabi bu kadar negatif yükleme yapar mi ki? Merak ediyorum.
Bugün kapanisi neyle yapayim diye düsündüm, düsündüm; karar vermem zor oldu. Üstelik tekrara da düsmüs olabilirim.
17 Eylül 2015 Perşembe
Hayyamlı müzik, tarçınlı çay, çiçekli kart, akdikenli kaldırım
Ben sözde oraya buraya -bana iyi gelen seyler- birakacaktim degil mi?
Islere daldim, pek birakamadim.
Simdi gelsin...
Biraz sarki, biraz siir, biraz renk, biraz fikir.
Sözler de cok güzel ve bir Hayyam siirinden devsirme; o da hemen suracikta dursun:
"seher yeli eser yirtar etegini gülün
güle baktikca cirpinir yüreği bülbülün
sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler
kopup dallarindan toprak olmadalar her gün"
"bu yildizli gökler ne zaman basladi dönmeye
ne zaman yikilip gidecek bu güzelim kubbe
aklin yollariyla ölçüp biçemezsin bunu sen
mantiklarin, kiyaslarin sökmez senin bu işte"
"bulut gecti, gözyaşlari kaldi cimende
gül rengi şarap içilmez mi boyle günde?
bugün bu çimen bizim, yarin kim bilir kim
gezecek, bizim topragin yeşilligince"
Islere daldim, pek birakamadim.
Simdi gelsin...
Biraz sarki, biraz siir, biraz renk, biraz fikir.
- Tarcinli cay demlikte demini alirken...
- Biz simdi sunu dinleyiverelim :
"seher yeli eser yirtar etegini gülün
güle baktikca cirpinir yüreği bülbülün
sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler
kopup dallarindan toprak olmadalar her gün"
"bu yildizli gökler ne zaman basladi dönmeye
ne zaman yikilip gidecek bu güzelim kubbe
aklin yollariyla ölçüp biçemezsin bunu sen
mantiklarin, kiyaslarin sökmez senin bu işte"
"bulut gecti, gözyaşlari kaldi cimende
gül rengi şarap içilmez mi boyle günde?
bugün bu çimen bizim, yarin kim bilir kim
gezecek, bizim topragin yeşilligince"
- Bizim burada henüz bulut gecmedi, cimen gözyaslarini beklemede. Agac dallari sonsuz askin dansinda, gömleklerini yirtmakla mesgul yel. Yağmur az sonra, tahminen ben cayimi yudumlarken...
- Evvelsi günün "akıl koruyan"ı ; kagitla ipi kumasi eninde sonunda bulusturacagimi biliyordum:
- Bugünün "kaldırımda karşıma çıkan"ı
- 'proce'de son durumlar: Komsularla ortak kullandigimiz cati katina en cok bizim yayildigimizi farkettigimden oraya bir el atmam gerekiyordu. Bugün bir kac büyük kavanozu atarak basladim. Insanlik icin kücük, benim icin büyük bir adim. Bu artık mevsimlik degil, yillik proce :) Biraz da dosya, klasör isleriyle ugrastim. Daha da önemlisi kafamin bazi klasörlerini de düzene koydum bu arada :)
1 Şubat 2015 Pazar
"Evlerini yitirmis sokaklar..."
Insan bazi sarkilari ne kadar cok dinlerse dinlesin, ancak yasayinca anliyor.
11 Ocak 2012 Çarşamba
Yeni Türkü - Cember
Bunun sözleri de Murathan Mungan'inmis. Neden besteleyeni degil söz yazarini belirtip duruyorum? Cünkü yeni Türkü sarkilarinda besteci ya Derya Köroglu ya Selim Atakan. Ve de bu sarkilari dinleyince "hem söz yazar, hem bestelerim" kompleksinin yersizligini bir kez daha anliyorum. En iyi yapabildigini layikiyla yapabilmek degil mi önemli olan?
Yeri gelmisken >>>
10 Ocak 2012 Salı
Baska Türlü Bir Sey
En sevdigim Yeni Türkü sarkisi:
Siir Can Yücel'inmis ve "Değişik" ve "Yapraktı" adlı iki şiirin birleşmesinden olusuyormus Youtube video'sunda da belirtilen rivayete göre...
Siir Can Yücel'inmis ve "Değişik" ve "Yapraktı" adlı iki şiirin birleşmesinden olusuyormus Youtube video'sunda da belirtilen rivayete göre...
9 Ocak 2012 Pazartesi
Yeni Türkü - Gece Yarilari
Bu haftanin Yeni Türkü haftasi olmasina karar verdim.
Az bilinen bir sarkilariyla basliyorum, sözler Atilla Ilhan'a ait bir siirden (34 FN 346):
Senin en sevdigin Yeni Türkü sarkisi/sarkilari nedir?
Az bilinen bir sarkilariyla basliyorum, sözler Atilla Ilhan'a ait bir siirden (34 FN 346):
Senin en sevdigin Yeni Türkü sarkisi/sarkilari nedir?
7 Aralık 2009 Pazartesi
Sihirli Flüt
Sihirli Flüt - ROH 2003 üretimi- Oglumla en sevdigimiz versiyon. Bölük pörcük de olsa, bir siraya sokmayi deneyecegim burada..
The Magic Flute - Overture
Beginning of 'Die Zauberflöte' (Zu Hilfe! Zu Hilfe!)
Der Vogelfänger bin ich ja (Sözler)
Dies Bildnis ist bezaubernd schön (Sözler)
O zittre nicht, mein lieber Sohn
Hm, hm, hm!
Du feines Täubchen, nun herein!
Bei Männern welche Liebe fühlen
Bu sahnenin tamami, birlikte
Schnelle Füβe, rascher Mut... Das klinget
Wie, wie, wie!
Monostatos' aria (Act II, Scene 6)
Diana Damrau as Queen of the Night II
Balde drängt... Du also bist mein Bräutigam Farkli yapim ama yine Röschman oynuyor.
Papageno-Papagena
Diana Damrau as Queen of the Night III
Die Zauberflöte - Curtain call
Akista tam yerinden emin olamadiklarim:
Ein Mädchen oder Weibchen
Ach ich fühl's
O Isis und Osiris
In diesen heil'gen Hallen
The Magic Flute - Overture
Beginning of 'Die Zauberflöte' (Zu Hilfe! Zu Hilfe!)
Der Vogelfänger bin ich ja (Sözler)
Dies Bildnis ist bezaubernd schön (Sözler)
O zittre nicht, mein lieber Sohn
Hm, hm, hm!
Du feines Täubchen, nun herein!
Bei Männern welche Liebe fühlen
Bu sahnenin tamami, birlikte
Schnelle Füβe, rascher Mut... Das klinget
Wie, wie, wie!
Monostatos' aria (Act II, Scene 6)
Diana Damrau as Queen of the Night II
Balde drängt... Du also bist mein Bräutigam Farkli yapim ama yine Röschman oynuyor.
Papageno-Papagena
Diana Damrau as Queen of the Night III
Die Zauberflöte - Curtain call
Akista tam yerinden emin olamadiklarim:
Ein Mädchen oder Weibchen
Ach ich fühl's
O Isis und Osiris
In diesen heil'gen Hallen
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)