Bazen bir sey okuyorum, "Tamam, günlük gidami aldim, bugün ne sacmalik okursam okuyayim, günüm kayip degil, kurtuldu" diyorum.
Gecen gün hastanede oldu ayni sey. Genel kabulün önüne bir sandik koymuslar. Icine hastane kütüphanesinden tasfiye etmek istedikleri kitaplari doldurmuslar. Tanesi 1 euro'ya satiyorlar. Önce Heinrich Böll'ün bir kitabini buldum. Dil okulundayken iki hikayesini okumustum: "Kulpsuz Fincan" ve "Ekmek Torbasi". Ondan beridir aklimda kendileri.
Bir güne bir hazine yeter, baska cikmaz diyen ic sesime uyup sandigi desmeyi birakmak üzereyken, Brecht'in kisa yazilarindan derleme bir kitap buldum. Önce kararsiz kaldim. Tamam, hemserimiz falan ama ben altindan kalkabilir miyim Brecht'in? Sonra kararsizlikla sayfalari cevirirken bir baslik gördüm. Anladim, bir günlük gida geliyor. Gerisini okumadan aldim kitabi. Daha sonra doktoru beklerken okudum.
Baslik "Aliskanliktan Vatanseverlik Üzerine" (Über den Gewohnheitspatriotismus)
Brecht cevirdigimi iddia etmek haddime olmayacagindan, serbest ceviriyle anladiklarimi yaziyorum:
"Seni aliskanliktan kafayi cekmeye, aliskanliktan felsefe yapmaya ve aliskanliktan asik olmaya karsi uyardiktan sonra, simdi de aliskanliktan vatanseverlige karsi uyariyorum. Dedigim gibi, aliskanliktan kafayi bulmakla ilgili en kötü sey, nasil yürünecegini, nasil is yapilacagini ,...unutmak degil, nasil kafa cekilecegini unutmus olmaktir. Böylece yasamini anavatani icin aninda feda etmeye hazir olan adam da, yavas yavas vatanina karsi duydugu sevgiyi kaybeder. Durmadan odun kesen bir adamin, odun kesmeyi sevmeyi, aliskanliktan odun kesmekle (ki tamamen yararli bir seydir aslinda) karistirmasi gibi... Ancak aliskanliktan vatansever sonunda sadece bir kahramana daha cok sevgi duyar ki, o da bizzat kendisidir. Bunlar yine iyisi, cünkü vatanseverlerin cogunlugu sadece konusur. Konusmacilar ve kahramanlar, gayet yararli insanlardir ama birbirleriyle hicbir ilgileri yoktur. Bu insanlar icin vatan sevgisi gevezelige olan sevgilerindendir. Kendi tutumlarinin erdem ve kusursuzluguna hayranlik duymak hostur. Baskalarinin tutumlari hakkinda sövüp saymak da bir o kadar rahatlaticidir. Ama canim, bu hic de erdemli ve hicbir sekilde kusursuz degildir... Aliskanliktan vatanseverlerin hep kullandigi bir ifade vardir: "Halkimiz". Bu ifadeyle kendilerini halkin disinda tutar ve halkin, halklarinin, önlerinden (bir gecit töreni havasinda?) gecip gitmesini saglarlar. O, onlarin halkidir; onlar halkin sahibidir. Onlari ve onlar icin neyin iyi oldugunu bilirler. Onlar icin bazi seyleri feda etmeye hazirdirlar, buna karsilik halktan da bir seyler beklerler.... "
Biri beni durdurmazsa bütün bölümü alintilayacagim.
Siz en iyisi google'a "halkimiz" sözcügünü vererek bir arama yapin. Oldukca eglendirici...
Dip not: "Neee!, hastane kütüphanesinden cikma kitap mi aldin? Hijyen? Bakteri? Virüs?" diyen okuyucu: Hastanede, hasta yataginda ya da refakatci koltugunda kimse Brecht veya Böll okumuyor kanimca. Sandikta olmalari da bunun göstergesi. Zaten öyle temiz duruyorlardi ki, kitapcidan satin alsam ancak bu kadar el degmemis olabilirlerdi.
Bi dipnot daha: Linguistik meraklari olan okuyucu: Türkce'de anavatan dedigimiz seye Almanca'da Vaterland diyorlar; yani "babavatan". Devlet baba diye bir kavramlari ise yok. Bence ilginc. Sosyolojik bazi cikarimlar da yapilabilir sanirim.
edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Aralık 2010 Çarşamba
25 Eylül 2008 Perşembe
History of Western Philosophy
Bir yerlerde Bertrand Russel 'ın History of Western Philosophy ' sinin felsefeye giriş için iyi bir kitap olduğunu okudum. Püfff! Okunacak ne çok kitap var. Bir dönem okuduğum bazı saçmalıklar yerine bunları okusam herhalde daha iyi olurdu. Oğlumla birlikte okurum artık bunları...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)