3 Aralık 2016 Cumartesi

Schopenhauer Tedavisi


Die Schopenhauer-Kur
Irvin D. Yalom

Irvin Yalom'un psikoterapiye felsefe bakisi, felsefeye psikoterapistin bakisi serisinden ikinci kitap.
Ne yazik ki  Schopenhauer'in Aforizmalar'ini okuyamadan bu kitabi okudum. Okuyamadim ben Schopenhauer'i. Oysa filozofu önce kendisinden, sonra da Yalom'dan okuyacaktim hesabimca...

Peki Schopenhauer Tedavisi? Schopenhauer/Philip'in dediklerini bir kenara yazmakla, sahsin suratina bir yumruk indirmek arasinda (sanal bi yumruk tabii, siddet yok! siddet yok!) gidip geldim. Grup terapisi ve dinamikleri ne ilginc seydi, sastim. Sonunda gercekten not etmek istedigim tek söz ise Schopenhauer'in degil, bi Guru'nundu. Hindistan'da meditasyon merkezine dogru giderken trende tanistigi adamin Pam'a söyledigi... Rahatsiz edilmek hakkindaki söz...

Özetle...Fikrimce... Bütün Yalom kitaplari gibi güzeldi.

25 Kasım 2016 Cuma

Hasretlerin Adı



Hasretlerin Adi - Die Namen der Sehnsucht
Nazim Hikmet
Ammann, 2008

Bu kitap kütüphanede rastladiklarimdan. Nazim Hikmet'ten secme siirler.  Türkce ve Almanca. Yok olmuyor, siir baska dile kolay cevrilmiyor... Adi

kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
                                               ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
                                               ben hasretlerin

dizelerinden geliyor.

Azicik memleket havasi cektim icime. Biraz "anadil anavatan midir?" diye düsündüm. Azicik "Anavatan aslinda nedir, neresidir ki?" diye düsündüm. Aklima bi vakitler bi brosürde okudugum bi laf geldi: "Vatan mi? Hic orada olmadim!" Bazen bana da hic orada olmamisim gibi geliyor derken tam...Icimde bir yer dedi ki "Burasi vatan, burasi memleket, burasi yuva. Diger her sey hikaye..."

Sence?

22 Kasım 2016 Salı

Tanrı'nın Enkazı



Tanrı'nın Enkazı - Bir Düşünce Deneyi / God's Debris - A Thought Experiment
Scott Adams 

Evet, bu Scott Adams, o Scott Adams imis. Evet, bu bir Dilbert kitabi degilmis, ve evet komik bir kitap bile degilmis. Bunlarin hepsini daha en basinda, pesin pesin söylüyor. Herkesin okumasi gerekmiyormus kitabi. Bence de ... Okuduklarinin net, anlamli ve özellikle de daima ve tartismasiz kendisiyle ayni fikirde olmasini isteyenler okumamali. Söyledigim her sey dogru degil diyor. Evet, bunu da diyor. Neler dogru, neler yanlis sen bul diyor.

Bütün bunlar bir sey degil de....
Bunlar Sith Lord'larindan da beter. Onlardan belli  bir anda sadece iki tane olabiliyordu.
Oysa "bir kerede sadece bir Avatar olabilir."

Ben Türkce'sini okudum. Sen Ingilizce'sinden okumak istersen...

Mutluluk



Glück, Matthieu Ricard

Elbette mutluluğu kitaplardan ögrenecek değılız :) Üstelik daha önce de mizmizlandigim gibi  Matthieu Ricard bazen cok felsefe yapiyor :) Ama yine de epey not aldigim görülüyordur. Kitabin özeti?  Mutluluk bizim icimizde, kabugu catlattigimizda isik sizan yer var ya hani. Iste orada...


 

14 Kasım 2016 Pazartesi

rabimmel, rabammel, rabumm

Gecen aksam eve dönerken karanlikta birden sokagin öbür ucunda elinde fenerlerle gezen cocuklari farkedince animsadim. Ah ya! 11 Kasim. St.Martin günü. Fener alayi :) Bu fener alayi sirasinda söylenen bazi sarkilar vardir. Bizim oglanla, o daha kücükken, anaokulundayken falan dilimize dolanmisti biri. Buralarda bir yerlerde linki de vardi galiba. "Dort oben leuchten die Sterne, da unten leuchten wir" (yukarda yildizlar parliyor, asagida biz) kismini bazen özellikle sasirmis gibi tersine cevirip " Dort unten leuchten die Sterne, da oben leuchten wir" (yukarida biz parliyoruz, asagida yildizlar) diye söylerdim, oglan her seferinde farkedip "Ama anneeee!" diye düzeltirdi :)

Tuhaf sarkidir aslinda. Düsününce... "Ich gehe mit meiner Laterne und meine Laterne mit mir" (Ben fenerimle gidiyorum, fenerim de benimle gidiyor) diye baslar örnegin. Bazen öyle oluyor ki ben fenerimle giderken, fenerimin de benimle gittigini hisseder gibi oluyorum. Sonra bazen fenerim benimle giderken ben fenerimle gitmiyormusum gibi hissettigim günler oluyor. Oysa ki biliyorum, ben fenerimle gitmezken bile, öyle günlerde bile, fenerim benimle birlikte gidiyor. Bi tuhaf oluyor. Sana da oluyor mu?

Öyleyse rabimmel, rabammel, rabumm.

Hicbiri

Bazen yapmak gereken veya yapmak istedigim o kadar cok sey oluyor ki, sonunda hangisinden baslayacagimi bilemedigim icin, hicbirini yapmiyorum.

13 Kasım 2016 Pazar

Gecen ay okuduklarim

Gecen ayin okunup üzerine yazmaya firsat bulunamamis kitaplari :

1. Flatland, A Romance of Many Dimensions, Edwin A. Abbott: Bi cok yerde öyle tanitilsa da sadece matematiksel bir metin degil. Ilk bölümü asmayi basardigimizda beklentilerimize uygun sekilde ilginclesiyor. Ve hatta cok güzel. Cok güzel. Evet, evet cok cok güzel.

2. Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali: Malum. Cok popüler kitaplari popülerligi gecene dek okumama inadim yüzünden (Bkz. Sofie'nin Dünyasi) bu kadar gecikmistim. Sonra farkettim ki, okumayan bir onunla, bir ben kalmisiz. Simdi ben de okudum :) Simdi o düsünsün :)

3. Oma Hilde, Sokrates und der Dalai Lama, Kristin Raabe. Arada bir kütüphanede raflarin bana sundugu herhangi bir kitabi alip okumayi seviyorum. Arada bir. Bu onlardan biri. Alt basligi "Bilgelerden ne ögrenebiliriz?" gibi bir seydi. O yüzden ilginc olabilecegini düsünmüstüm. Bir bakima ilgincti de. Bilgelik arastirmalari (Wisdom Research) diye bir bilim dali varmis örnegin. Bir yasima daha girdim. Okumasak da olabilir. Okusak iyi de olabilir. Cok karar veremedim.

21 Ekim 2016 Cuma

Maydonozdan büyücüye TGIF

Bu hafta oglanin beni benden alan fıkrası. Hafta boyunca hatırladıkca ay, ne güldüm :)

Nüfus görevlisi kadina sorar:

"Cocugunuza gercekten de Peter adini vermek istediginizden emin misiniz bayan Silie?"

Espriyi anlamak icin dip not: Petersilie Almanca maydanoz demek! Cocugu her ise maydanoz edecek bu kadin!

Bu arada maydanozun Latince adi da bi havali: Petroselinum. Yunanca petro "kaya", selinum "kereviz" demek. Kaya kerevizi. Yunanlilar'a göre maydanoz bi tür kerevizmis. Peki o zaman Türkce'deki maydanoz sözcügünü nasil anlamali? Cünkü o da Rumca'dan...dersen, onun yaniti da su: Maydanoz sözcügü yine eski Yunanca'da bu bitkinin kaynagi ve asil yetisme alani görülen "Makedonya"dan geliyor. Gercekten. Vikipedi'nin yalancisiyim.

Ay ay konu bunlardan acilmisken ,bi de Ottfried Preußler'in harika cocuk kitabi Haydut Hotzenplotz'da büyücünün adidir Petrosilius Zwackelmann. Kahramanlarimiz caktirmadan dalgasini da gecer hatta bu isimle...

Neyse, cross check tamamdir. Cuma aksami hala bunlardan konusacak kadar gücüm var :) TGIF

17 Ekim 2016 Pazartesi

Birdenbire



Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.

Birdenbire,
Birdenbire;
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar...
Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire…