leonard cohen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
leonard cohen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2017 Pazar



tamamen yanlis anlamisim
simdi anliyor ben
bir sonraki "simdi anliyor ben" e dek
demleneyim bu konukla ben

28 Temmuz 2017 Cuma

Book of Mercy




Book of Mercy, Leonard Cohen, 1984

Rivayet o ki; Leonard Cohen'i "kesfeden" John Hammond "Bob Dylan'da oldugu gibi bir şarkıcıdan bir şair çıkabiliyorsa, neden Leonard Cohen'de de bir şairden bir şarkıcı çıkmasın?" diyesiymis. Leonard Cohen'in önce şair iken, sonra şarkıcı olduğu malumumdu; şarkılarını şiir gibi okumayı seviyordum. Bu kez oturup kitap diye yazdığı bir kitabini okuyayım dedim. Çok beğendim. Bana aforizma gibi gelen, kimi yorumcuların 'modern ilahi' diye nitelediği 50 kısa metinden oluşuyor. Bazi yerlerde siir kitabi dendigini okudum bu kitap icin. Bana kalirsa siir kitabi degil ama siir gibi kitap.Derin, sembolik bir dili var var. Internette kitabın yorumuna adanmış web sayfaları, üzerine yazılmış bir master tezi ve en güzeli aranırsa bulunabilecek gayet temiz bir .epub versiyonu var  Okunursa eşliğinde "The Guests" dinlenmesi tavsiye olunur. Okunması hararetle tavsiye edilmez. 

Dip not: Almanca'ya "Wem Sonst als Dir" (Senden Baska Kime) adiyla cevrilmis, acaba metnin icinde mi geciyordu bu soru diye tekrar okumamda dikkat ettim, rastlayamadim. Ama yine de yerini bulmus bu isim, o da güzel... Yalniz biraz serbest cevrilmis gibi geldi bana Almanca'sı. Kitapta orijinal Ingilizce metin de var; cift dilli hazirlanmis. Dolayisiyla Almanca'sindan okunsa da Ingilizce'sine sadik kalmak daha iyi olur. Türkce'ye gördügüm kadariyla cevrilmemis. Her henüz Türkce'ye cevrilmemis kitapta, "peki ya cevrilseydi adi ne olurdu?" kendime diye sormayi seviyorum. Bu kez cok yaratici olamadim. "Merhametin Kitabi" mi olurdu?  

20 Temmuz 2017 Perşembe

Leonard Cohen, Songs of a Life



Leonard Cohen, Songs of a Life
Christof Graf, dtv, 2002

Cohen sarkilarinin sözlerini oturup internetten siir gibi okudugumu farkedince, bu konuda mutlaka bir kitabin da oldugunu tahmin etmem ve kütüphanede bir örnegine rastlamam uzun sürmedi :) Hayir,  bu bir Cohen biyografisi degil. Ilk albümünden baslayarak 2001'deki "Ten New Songs"a kadar tüm albümlerindeki sarkilarin kronolojik olarak sözleriyle beraber siralandigi bir kitap. Sonraki albümleri ayrica calismak gerekecek :)  Cift dilliydi kitap. Sarki sözünün baska dile cevrilmesi hep sıkıntılıdır ama yine de Almanca'ya da cevrilmis. Cok sart mi bu kitap, ille de tavsiye mi? Hayir, disiplinli ve organize bir okumayla internet üzerinden de okunabilir bu sarkilar. Benim böylesi daha kolayima geldi. Sabahlari ve aksamlari trende bir yandan sözleri okurken, diger yandan telefona yükledigim bir "Best of" albümünden bir kismini dinleyebiliyordum da... Ya da aksamlari evde bir yandan kitabi okurken, diger yandan bilgisayar basinda kim varsa ona "The Guests'i calar misin bir? Stranger Song'u alayim" seklinde siparislerde bulunuyordum :)   Oldukca Leonard Cohen dolu, oldukca güzel bir haftaydi. Bazen kitap yetmedi, bazi detaylari da internette buldum. Özellikle ilgili eksi sözlük girisleri tavsiye edilir. Neler ögrendim? Suzanne, o "Suzanne" degilmis (himm, bunu biliyordum aslinda). Famous Blue Raincoat'i adinin bu oldugunu bilmeden coook eskilerden beri biliyormusum. Yesil corapli Nancy'nin hikayesini kitapta degil, eksi sözlük'te buldum. Ama The Guests'in Rumi ve Attar'dan ilham alinarak yazildigi kitapta yaziyordu. "Take This Waltz"in sözlerinin Frederico Garcia Lorca'nin bir siirinden serbest ceviri oldugu da...

Iste böyle. Leonard Cohen haftasi bitmedi. Devami bir sonraki "biten"de...

14 Mayıs 2017 Pazar

Böyle bir gün...

Bugün bogazim agriyor, kendime grip cayi yaptim, ictim.

Bugün oglan bir dogum gününe davetli ve gitmek icin sabirsizlaniyorken, onu oyalamak icin oyun uydurdum. Bir ülkenin baskentini soruyoruz birbirimize; sonra da o ismin nereden geldigine dair tamamen uydurmaca bi seyler anlatiyoruz. Örnegin 'Uruguay'in baskenti Montevideo; orada eskiden video filmleri oynatilan bir dag vardi, adi oradan geliyor' dedim. Sonra Wikipedia'dan baktim; en cok ismin "Orada bir dag görüyorum" diyen adi bilinmeyen bir gemiciden kaynaklandigina dair olan hikayeyi sevdim.

Bugün annemi aradim. Ondan Ikea'da düsürdügünü sandigi ve manevi degeri oldugu icin cok üzüldügü saatini evde buldugunu ögrendim, onunla beraber sevindim. Allah'in sevdigi kuluyla ilgili o lafi bilirsin.

Bugün giysi dolabina daldim, aklimca biraz ceki düzen verdim. Uzun zaman önce armagan olarak gelmis, kapüsonundaki yapay kürk gibi süsler ve abartili deri dügmeleri yüzünden giyemedigim bir yün yelegin o süslerini sökebilecegimi farkettim, söktüm, simdi üstümde. Dügmeleri de sökecegim, tam olacak.

Bugün oglanin itfaiye ve sövalye giysilerinin kücüldügünü farkettim, onlari da verilmek üzere bir torbaya tıktım.

Bugün mısır cipsi yedim. İcinde sadece mısır, yağ ve tuz var, bi yanlislik olmaz derken galiba cok abarttim.

Bugün oglumdan okulda yaptigi ve gazete kagidina sarilmis bir anneler günü armagani aldim. Ögretmene oglumu elisinden soguttugu icin kizgin olmakla beraber, bize el yapimi bir armaganin yeterince mükemmel oldugu ve özel bir takim kagitlara sarilip sarmalanmasi gerekmedigi mesajini verdigi icin takdir ettim. Sagol ögretmen.

Bugün (simdilik) Pinhani'den Haftanin Sonu'nu, Banu'nun Unutursun'unu, Cesaria Evora'nin Sodade'ini ve  Leonard Cohen'in Steer Your Way'ini dinledim. Oradaki keman hosuma gidiyor, "past the ruins of altar and mall" deyince bi hüzünleniyorum çağım adına. Cohen'in sarki sözlerinden kendime özel siir kitabi basacagim, bahsetmis miydim? Bugün o konuda bir sey yapmadim.

Bugün oglanin o dogumgünü kutlamasina "spor konseptli oldugu icin" yesil bir esofman alti ve bir Messi tisörtüyle gitmesine göz yumdum. Güc bela bir ögle yemegi yedirebildim. Sacini tararken pofladi. Artik cok az konuda söz dinliyor. Uzun zaman önce bir arkadasimda "Bir Kaktüse Sarilmak" adinda bir kitap görmüstüm; ne hakkinda oldugunu sorunca "ergenlik dönemindeki cocuklar hakkinda" demisti. Sanirim o kitabi bulup okuma zamanim yaklasiyor. 

Baska...?

Bugün benim özel olarak Türk Kahvesi icme günüm. Biraz sonra bogazima ragmen bi Türk kahvesi icerim tahminen. Az sekerli, duble. Grip cayinin devamini sonra da icebilirim.

Okumam gereken onca kitap beni beklerken caktirmadan oglanin "Üc Soru Isareti" kitaplarina el atar, oradan kisaca okuyabilecegim bir sey cikar mi diye bakarim. Kafami toplayamamamin sucunu gripe atarim. Biraz mandala boyarim belki, son zamanlarda hep ayni mandalayi tekrar tekrar boyuyorum. Ama onun hikayesi bir baska zaman, bir baska bloga. O cantanin sapini bitirmek icin bi havaya girerim belki, birazcik örerim. Birazcik daha müzik dinlerim. 

Kisisel tarihime iste böyle bir günü de not düserim.