korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
korku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2017 Pazartesi

"Zararlı"


Bu fotografin bir benzeri bugün BDNG'de yayinlaniyor. Bu aslinda bir zararli. Yapragin altina tutunuyor. Icinde larva var, yapragin özünü emerek büyüyor ve sonunda ucup gidiyor. Ben doganin "zararli"larini bile güzel buluyorum; o yüzden sık sık BDNG'de onlarin da fotografini yayinliyorum.

Doganin "zararli"larina baktikca, onlar hakkinda okudukca bir seyi daha iyi anlamaya basladim ben. Bütüncül bir sistemde "zarar", "zararli", "kötü" diye bir sey yok. Bütüne dilimlere ayirarak baktigimizda bize kötü ve zararli görünüyorlar sadece. Oysa bütünün icinde bir yerleri, bütünün yarari acisindan onlarin da bir islevi, bir görevi var. Bu fotograftaki arkadasin neyin yararina oldugunu, ne islevi oldugunu sorsan yanit veremem; daha ben sivrisineklerin varlik amacini bile cözebilmis degilim. Ama eminim özünde "zararli" olmadiklarina...

Kafani bu bakis acisina "adjust" edersen tüm zararlilara tirnak icinde bakmaya basliyorsun. Sana nerede, ne zaman bir zararlidan bahsetseler "dilimi nerden kesmisler?" diye bakmaya basliyorsun. Cok vakit almiyor, görüyorsun. Bütünü dilimlere ayirmaktan daha büyük kötülük, daha büyük zarar yok, anliyorsun.

Bütün "zararli" tanimiyor;  bütün sağlıklı; en güclü duvari, yani duvarsizligi siper etmis kendine, ondandir ki bağışık, ondandır ki umrunda bile degil. Zararli görülen ise sadece ayrildigi icin zayiflamis olana dokunuyor, sadece zayif olani bitiriyor. Ama bunu dogasina uyarak yapiyor, kötücüllüktendolayi degil.  Agaclarda da böyle bu; larva bir agaca tutundu mu, uzmanlari bunu zararlinin korkunclugundan, kötücüllügünden cok agacin ya da yasadigi ortamin ekolojik acidan zayifladigina isaret sayiyor.

Zararlidan korkuyorsun. Cünkü dilimlere böldün, cünkü sınırlar cizdin, cünkü bütünden ayrildin, cünkü böylece zayifladin. Iste böylece korkuyorsun. Ve zararliyi sucluyorsun. Suç varsa başkasında arama. Onu ne zaman 'başkası' yaptığın, ona ne zaman 'başkası' olduğun üzerine düşün.

9 Ağustos 2015 Pazar

Acı çekmekten korkmak

Bu sabah Arno Gruen ile yapilmis bir sohbete kulak kabarttim. Arno Gruen kim mi? 92 yasinda, hala kitap üstüne kitap yazan bir psikoanalistmis, ben de bu sohbetle tanismis oldum.

Özellikle insanda korku ve bunun ruhsal dinamikleriyle ilgileniyor sanirim. Söyle bir sey anlatti. Almanya'da asiri sagci eylemleri yüzünden hapiste bulunan kimi mahkumlarla yapilan bazi calismalar varmis. Gecmisteki bazi girisimler sebebiyle biliniyormus ki, psikoanalistin nazik ve dostca yaklasmasi bu insanlar üzerinde kesinlikle bir etki göstermiyormus. Psikoanalisti hicbir sekilde ciddiye almiyorlarmis. Yeni bir yöntem olarak bu mahkumlara korkulariyla yüzlesmeleri imkani taninmis. Ne korkusu? Aci cekmekten duyduklari korku. Nasil yüzlestirmisler? O kismini tam anlayamadim, cünkü sokaktan cok gürültülü bir kamyon gecti o sirada, tam duyamadim. Ama galiba tiyatroyu kullanmislar. Mahkumlarla onlara farkinda bile olmadiklari, aci cekmekten yana duyduklari korkuyu gösterecek teatral bir takim etkinliklere girismisler. Sonuc? Adamlar icine saklandiklari panzeri hayatlarinda ilk kez yirttilar. Dedi. Arno Gruen. Ben bilmem Arno Gruen kim, yeni tanistim, onun yalancisiyim. Ne dedigini bilen bi adama benziyordu.

Haa, bi de "Insanlarin hepsi orijinal olarak dogar, ama bir cogu kopya olarak ölür" diyen birinden bahsetmis, o kismini ben kacirmisim.

Bi kenara adini not edeyim, belki kitaplarini okurum dedim.


2 Mayıs 2015 Cumartesi

Her ana iki türlü bakmak mümkün. Ya sevgiyle, ya korkuyla...
Bugün önüne cikan anlara hangi gözle bakacaksin?

(FB- 9.12.2014)

14 Nisan 2015 Salı


Ben eskiden bu pamuk tarlalarinin degil fotografini cekmek, gözümün ucuyla bile bakamazdim. Gelisme var. Bu kez yanimda ilk kez uluslararasi ucan ve siddetli ucus korkusu ceken bir kadin vardi. Ben onu teselli ettim, "simdi rüzgarli bölgeden geciyoruz, simdi altimizda yüksek daglar var, yok acil durum sinyali degil o, sadece birisi hostesi cagiriyor, ayyy, korkmayin, simdi ucak sadece havaalani üstünde pist icin dönüs yapiyor,ondan yan yatti, yoksa düsmüyoruz" falan dedim. Ucak inerken basini ön koltuga yasladi, ben arada omzuna vurup "endise etmeyin, gayet iyi gidiyor inis" dedim , sanki uzmanmisim veya kaptan pilotla kontaktaymisim gibi. Sonunda tekerlekler yere degince "Iyi ki sizinle ucmusum, cok memnun oldum" dedi. Ben de memnun oldum, inis yapmis olmamiza ragmen basim göge erdi. Fakat daha sonra esime bu hikayeyi anlatip. kadinin bizden sonra baska bir ucakla Roma'ya devam edecegini söyleyince, "Eh zavalli, asil korkuyu o ucakta ceker, Roma'nin nuh nebiden kalma tingir mingir ucaklari" dedi. Icime dert oldu valla. Umarim iyi gidiyordur Roma tatili...

14 Mart 2015 Cumartesi

Özgürlük Korkusu



Özgürlük Korkusu (Escape from Freedom)
Erich Fromm
Yaprak yayinlari, 1991
Ingilizce orijinalinin ilk yayinlanma tarihi 1941 !





29 Kasım 2014 Cumartesi

Öfke, kizginlik ve siddet zayiflik ve korkudan dogar. "Sevecenlik güclülerden beklenir."

Öfke duyuyorsan, kiziyorsan zayifsin ve korkuyorsun.
Bu kadar basit.

Korktugun nedir?