kendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kendi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2017 Pazar


Metro perona girerken sürücü bir an basini camdan cikarip ilerde bir seye bakti. Genc bi adam, saclari kipkirmiziya boyaliydi. Elimde olmadan gülümsedim. Saclarini kizila bile boyatmayan kendi halinde vatandasim ama icimde bir tavus kuşu yasatmaya özen gösteriyorum. Ve bu türden "ayrıksı"lıkları görünce içime bir güven duygusu doluyor. Herkesin yüz gramcik olsun farkli, iki yüz elli gramcik olsun kendi olmasina izin verilen yerde daha az siser, daha az infilak ederiz gibi geliyor. Metroya her zamankinden daha güvenle bindim; icimden "alles klar kaptan, saclar kirmizi, asayis berkemal; sür, gidelim" dedim :) Kaptanin kirmizi saclarinin fotografini cekemedim, metronun kösesiyle yetindim.

1 Mayıs 2017 Pazartesi

Sen kendi işine bak



Icimde bir yerde hep"sen"li konusan ama hemen hemen hic "ben"li konusmayan bir yer var. Sesi nadiren duyulur. Az konusur, öz konuşur. "Ben"im gibi degildir. Lafi uzatmaz, döndürüp dolandirmaz. Ne diyecekse "pat" diye söyler, sonra cekip gider. Konustu mu cogunlukla haklidir. Konustu mu dikkate alirim. En son seferinde iste bunu dedi; "Sen kendi işine bak". Cok önemli geldi bu söyledigi bana. Not aldim defterime... Daha söyledigi anda biliyordum. "Kendi" isine bakmak bencilce degil. Dünyayi kurtarmak istiyorsan "kendi"nden baslamalisin örnegin. Sen "kendi"ni kurtar, bakmissin ki dünya kurtulmus. Cok sabir istiyor, cok caba istiyor, yolda akil celenler, yolda bastan cikaranlar cok. O yüzden cogunlukla baskalarini uyarip düzeltmek ve dünyayi kurtarmak pesindeyiz. Sık sık anımsamam gerekiyor benim örnegin, sık sık kendime yeniden ceki düzen vermem... Iste o yüzden not aldim.

Yine unutabilirim, yine de unutabilirim. Eger farkedersen iki satir mail yaz, kart at, yorum birak buraya. Uzun lafa gerek yok, kisaca "sen kendi isine bak" de, o zaman animsarim.