upcycling etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
upcycling etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2015 Salı

Önce peynir vardi...


Önce peynir vardi.
Feta.. Yunan...



Sonra peynir... yoktu.
Yok oldu birden...
Nasil oldu bilmiyorum.
Kutu bana , ben kutuya bakiyorduk.
Ben "bu kutudan iyi bir seyler cikar" diyordum.
Kutu bana "mavi bi seyler olmali, beyaz bi seyer olmali, Akdeniz bi seyler olmali" diyordu.
Ben aslinda toprak tonlarinin etrafinda dolasiyordum. Aborijin takiliyordum, cünkü en iyi onu yapabiliyordum :)

Ama kutu hakliydi. Toprak rengi olmazdi. Mavi gerekti, beyaz gerekti, deniz gerekti, turkuaz, bulut, balik, gece mavisi, gök mavisi. Ne bileyim iste, öyle bi seyler gerekti.

Kafaya biraz serinlik gerekti, ellere biraz mavilesmek gerekti...


Sulu boya olmazdi, galiba biraz akrilik boya gerekti. Biraz koyu, biraz kobalt mavi gerekti, hi hi , evet biraz da beyaz. Turkuaz icin koyu maviyle beyazi karistirmak gerekti. "Sen baskasin, benden uzak ol" diyen saskinin tekiydi, yeni renkler icin hep ötekine dogru bir adim atmak, eger cesaretin varsa baska renklerde kaybolmak gerekti.

Sonrasi da böyle iste...


Nasil oldu bilmiyorum, hava serindi, ögleden sonraydi.
Dünya bir an icin güzel bi dünyaydi, mavi bir dünyaydi, parlak ve temiz ve dünyaydi, cicek bir dünyaydi.



Dünya hatalara acik, hatalari kaldirir bir dünyaydi. Ne bileyim, hatalara ragmen güzel bir dünyaydi. Kutu icini acinca ne cikacagi belli olmayan bi kutuydu. Pandora'nin kutusu muydu? Kimbilir. Sanmiyorum. Hakkinda böyle iyi hisler tasidigim bir kutuydu.


Kutu gerci herseye acik bir kutuydu. Aborijin sanatini mavi Akdeniz tonlarinda tasiyan, bir Türk'ün elinden cikma, Almanya'da yasayan bir kutu olabilirdi olmasina, ama sanirim herseye ragmen özüne bagli, hikayesi bilinir olmak isteyen bir kutuydu.  Kenarlari güzel olsun diye yapistirdigim boyaci bantini sökerken isin sonunda, bir kisim boyanin da sökülmesi, hem de tam o kisimda, baska nasil aciklanabilirdi?



Ben kutu sözü dinler biriyim. Kutunun sözünü dinledim, aynen öyle biraktim, düzeltmedim.
Iste bugün de böyle bir gün, dünya da böyle bir dünya, masal da böyle bir masaldi...
Cicek de böyle bi cicek, mavi de böyle bi maviydi.
Acaba senle ben, ikimiz de, böyle cicek, böyle mavi olabilir miydik?
Olabilirdik.
En azindan deneyebilirdik sanirim.

13 Ağustos 2015 Perşembe

Bi upcycling procesi daha...

Upcycling yapmayi seviyorum :)



Simdi dikkat! Bu bir domates konservesi tenekesi. Kagidi sökülmüs, yikanmis, vb.


Bu da eriyen topuklari oglanin öfkeli, son ve tek bir hamlesiyle yirtilmis corap. Sayin üretici, corabinizi tanidiniz tabii :) Söylemesi ayip, coraplariniz cok cabuk eriyor. Eger kaliteli ürün satmak istegindeyseniz bu bir müsteri geribildirimidir,  not aliniz. Yok zaten ucuza, hizlica bozulan ürün satmak niyetindeyseniz, onu da biz not aldik :))


Topuk yine de dikilir. Konserve tenekesine gecirilir. Ta ta ta tammm :) Özellikle kisin burada "kalem-donduran-soguklari" gözlenmektedir. Bu sicacik kalemlik iste onun icindir. Schili konu mankeni olmak istedigini özellikle belirtir :)


Corabin upcycle olmadan önce topuktan yukari kesilen kismini atmayip kutup ayisina bere yapmak tamamen oglanin orijinal fikridir. Kuzeyli balikcilara benzememis mi? :)

Hatta oglanin bi fikri daha var. Gidip beyaz ve siyah kece alacagiz. Kalem kutusuna gözler yapistiracagiz :)

Egleniyor muyuz gencler?
Upcycling bi harika, degil mi?
Peki egleneduralim...

21 Mayıs 2015 Perşembe

Bu da kitabıma kapak olsun!


Kendime kumas kitap örtüsü yaptim :) Mavi kumas eski bir erkek gömlegi, kus eski bir kadin tisörtünden, ic kisimdaki beyaz kaymayan kumasimsi sey kullanilmayan , temiz bir ayakkabi torbasindan, lastik evde vardi. Aslinda lastik serit yerine kumastan bantlar dikmeliydim ama bütün dikisleri de elde yapinca , o noktada isi tembellige vurup, lastik banta döndüm :) Fikir , motivasyon ve tarif yeni1anlam'dan. Bundan böyle, kullanilamayacak ve baskalarina da verilemeyecek kadar eski giysileri atmam ki ben, neler neler yaparim onlarla ;)