ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Oz Büyücüsü


The Wonderful Wizard of Oz, L.Frank Baum, 1900

Hic parantez acarak kitap okur musun? Ben yeni bir kitap okuma teknigi olarak görmeye basladim bunu. Okudugun kitapta bir baska kitaba ilginc bir referans varsa, ara verip referans verilen kitaba bir parantez acmak, mümkünse önce onu okuyup bitirmek, sonra parantezi kapatip kaldigin yerden ilk kitaba devam etmek...

Bazi kitaplarda (örnegin Sedlacek'in Türkce'ye "Iyi, Kötü ve Ekonomi" adiyla cevrilmis kitabinda) bunu yapmadigima bugün pismanim.

Ve bu yüzden David Graeber'in  Borç:Ilk 5000 Yil adli kitabini okurken Amerikan cocuk edebiyatinin önde gelen hikayelerinden Oz Büyücüsü'nün aslinda allegorik bir kitap oldugunu; cocuklara anlattigi yüzeydeki hikayenin altinda biz yetiskinlere de para ve ekonomi üzerine 1900'lerin Birlesik Devletler'inden bir hikaye anlattigini okuyunca "iste burasi parantez acmaya uygun bir yer" diye düsündüm. Cünkü Borc: Ilk 5000 yil;  Iyi, Kötü ve Ekonomi ve Kutsal Ekonomi gibi kitaplar bence böyle okunmali, yoksa eksik olacaklar.  

Dönelim Oz Büyücüsü'ne... Gerci yazari Baum hicbir zaman kitabi bir allegori olarak yazdigini söylememis. Fakat Graeber ve baskalari Dogu ve Bati'nin Kötü Cadilari'inin, Oz Büyücüsü'nün, Teneke Adam, Korkuluk ve Aslan'in, Zümrüt sehre giden sari tugladan döseli yolun, Dorothy'nin gümüs ayakkabilarinin...hepsinin birer simge oldugunu söylüyorlar.

Evet, bilerek ve buna dikkat ederek okununca bir allegori var gibi gercekten. Konuyu ilginc bulanlar Oz Büyücüsü'nün hemen ardindan 1964 yilinda Henry M. Littlefield tarafindan yazilmis "The Wizard of Oz: Parable on Populism" adli makaleyi de okuyabilirler; internette PDF olarak var.

Hizimi alamayip bir de "The Wizard of Oz and Philosophy" adli kitabi okumaya baslamistim ki,  hayal kirikligina ugrayip yarim biraktim.  Yüzlerce sayfalik bir kitap, 2008 yilinda yazilmis, "herhalde epey bir arastirmaya dayanmistir" varsayimiyla eline aliyor insan ama orijinal kitaptan cok 1939'da cevrilmis filmine dayandigini ve allegorik yapisindan habersiz göründügünü, bu konuda tek bir söz bile etmedigini ve örnegin Littlefield'in son derece basit ve akla yakin aciklamalar getirdigi temalar icin onlarca sayfa boyunca, cok da aklima yatmayan sekilde "felsefe yaptigi"ni anlayinca okumak icin bir istek birakmadi bende.

Haa bir de, 1939'da cevrilmis ve neredeyse klasik haline gelmis olan filmi su veya bu kanalda bir kac karesini görmenin ötesinde seyretmemistim ben. Bir kitabi daha filmini seyretmeden okumayi basardim :) Oz Büyücüsü'nü ilk baskisindaki gibi W.W. Denslow'un cizimleriyle okumak ise ayri bir zevk oldu:



Simdi parantezi kapatip Borc:Ilk 5000 Yil'a geri dönebilirim :)


19 Mart 2017 Pazar

Sürü zekası


Die Intelligenz des Schwarms - Was wir von Tieren für Unser leben in einer komplexen Welt lernen können, Peter Miller, 2010

Kendini hayvan sürülerinin (karincalar, arilar, termitler, baliklar, cekirgeler, geyikler, vb.) inanilmaz koordineli ve etkin davranislarini aciklamaya adamis bir bilim dali var. Son derece akillara zarar yöntemlerle calisiyorlar; örnegin 4000 ariyi tek tek sogutup numaralandiriyorlar ya da binlerce sigircik veya sercenin cekilmis videolarda tek tek koordinatlarini tespit edip bunlari analiz ederek sürü davranislarini aciklamaya calisiyorlar.  Uzun süredir bu konuda bir kitap okumak istiyordum. Kütüphane raflarinda tesadüfen rastlayinca alt basligina bakmadan ("Komplex bir dünyada yasamayi ögrenmek adina hayvanlardan neler ögrenebiliriz?") hemen almis, kendimi bir doga kitabi okumaya hazirlamistim. Önsözündeki "human kapital", "is dünyasi", "sirketler", "günümüz ekonomisi" bidi bidilari bu yüzden basta irkilmeme yol acti. Neyse ki, vazgecmeyip devam edince ilginclesti kitap. Her bir bölüm belli bir hayvan sürüsüne ve ona dair yapilmis arastirmalara dayaniyor. Devaminda da bu hayvanlardan ögrenebilecegimiz seyler ve hangi alanlarda bu bilgilerin simdiden uygulanmaya baslandigi anlatiliyor.

Karincalardan elde edilen dagitik is organizasyonu bilgilerini kullanan Air Liquid diye bir sirketten bahsedilyior örnegin. Boeing test departmani ari demokrasisini baz alan bir yapi kurarak karmasik ortamlarda bütünün yararina kararlar almaya calisiyormus. Kus ve balik sürülerinin analizi ayni sekilde merkeziyetci olmayan , az bilgiyle yerel karar alan yapilarla, bütünün nasil  senkronize ve verimli hareket edebildigini gösteriyormus. Ayrica Yüzüklerin Efendisi ve benzer filmlerdeki büyük, kalabalik ordularin oldugu sahneler, dijital animasyon yöntemleriyle ama gayet dogal cekilebiliyorsa sebebi de yine bu bilim daliymis. Cekirge sürülerinin davranisi ile insan kalabaliklarinin dar alanlarda panige kapildigi durumlarda yasadiklari (Filipinler'de bir stadyumda yasanan felaket ve 2006 yilinda Hac'da  yasanan felaket analiz ediliyor bu bölümde; benim aklima 2010'da Almanya'da yasanan Love Parade felaketi geliyor ek olarak) arasinda paralellikler kuruluyor. Hatta Izlanda'da 2009 yilinda devletin iflasina sebep olan ekonomik krizin aciklanmasinda bile cekirge davranislari yol gösteriyor. Hangi durumlarda sürünün bir avantaj, hangi durumlarda dezavantaj haline dönüstügü irdeleniyor.

Özetle, oldukca ilgi cekici bir konuda, gayet anlasilir bir dille yazilmis iyi bir kitap. Sadece doga ve hayvanlar alemiyle ilgilenenler icin degil, kitle davranislari, karmasik yapilarda etkin karar alma mekanizmalari, grup dinamikleri ve bu dinamiklerin zararinin önlenip yarara cevrilmesi gibi konulara ilgi duyan herkese tavsiye...

Ingilizce orijinali The Smart Swarm - How to Work Efficiently, Communicate Effectively, and Make Better Decisions Using the Secrets of Flocks, Schools, and Colonies adiyla yayimlanmis.

5 Mart 2017 Pazar

Latin Amerika'nin Kesik Damarlari



Latin Amerika'nin Kesik Damarlari
Eduardo Galeano

Galeano'nun 1971 yilinda yayinlanan ve kimi intenet yorumcularina göre "kült olmus", kendi ifadesine göre ise "ben olsam tekrar okumazdim" dedigi kitabi. Kesfinden bu yila kadar Latin Amerika'yi sahne alarak, döne döne sömüren ve sömürülen hikayesinin anlatildigi kitap. Okuyanin sonunda basi dönüyor. Üstelik kitabin bittigi yerde hikayenin henüz bitmedigini de biliyorsun. Okurken aklima ard arda son 15 yil boyunca tanistigim Latin Amerikalilar geldi. Onlar kitabi, kitap da onlari daha iyi anlamama yardimci oldu. Neden Latin Amerika'da sabah erken kalkan darbe yapar, onu da anlar gibi oldum.

Kitabin Türkce ismi, Almanca ve Ingilizce isimlerine göre daha sert olsa da, baska nasil cevrilebilirdi, onu da bilemedim.

Bir vakit önce okudugum tek bir sözüyle kalbimde taht kuran Galeano ile bu ilk ve gecikmis tanismamdi.


24 Ocak 2016 Pazar

Siyah Kuğu



Der Schwarze Schwan. Die Macht höchst unwahrscheinlicher Ereignisse
Nassim Nicholas Taleb
Ingilizce ilk basim: The Black Swan. The Impact of Higly Improbable (2007)
Türkce basim: Siyah Kugu. Olasiliksiz Görünenin Etkisi (2008)

Dün itibariyle bu kitabi bitirdim. Daha önce ayni yazarin aforizmalarindan olusan bi kitabini okumustum. Bu ondan farkli, daha yogun, kismen teknik ve uzun bir kitap. Taleb son derece ukala, ayriksi, saldirgan, sert ve dalgaci bir yazar. Genel gecer kabul görmüs bir cok seye ve kisiye saldiriyor. Normal dagilim ve çan eğrisine, ortalamaya, regresyona, Harvard akademisyenlerine, takim elbiseli danismanlara (özellikle finans ve risk danismanlarina), politikacilara, Nobel ödülünü dagitanlara ve alanlara acimasizca saldiriyor. Fransizlarla inceden dalgasini geciyor. Acayip ama düsününce hak verilesi seyler söylüyor:
smile ifade simgesi Fransizlarla inceden dalgasini geciyor. Acayip ama düsününce cok hak verilesi seyler söylüyor: "Can egrisini cöpe atin","Beni radikal Islam teröründen cok, diyabet ve kanser endiselendiriyor", "Ortalama derinligi 1.20 m. olan ırmakta yüzmeyin", "Bin gündür sevgi ve itinayla bakilip beslenmis bir hindiyseniz rahatlamayin, tam tersine endise duyun. Belki yarin Sükran günüdür", "Platoniklik tehlikelidir","Dogrudur, kendisinde cok olana verilecek, kendisinde olmayandan alinacak"  gibi ...
Siyah Kugu'nun Türkce cevirisi de var. Fakat benim okudugum Almanca'sinda olasi bir ceviri hatasina denk geldim ve kimbilir daha neler vardi dedim. Mümkünse ya Ingilizce orijinalinden okuyun ya da iyi bir cevirmenden.

Dipnot: Hayir, olayin o balerin filmiyle ilgisi yok. Evet, olayin Cygnus atratus ile ilgisi var.

14 Temmuz 2015 Salı

Sanki ekonomik analistim...

Süddeutsche'ye bakarsan Yunan Basbakani Avrupa ülkeleri önünde egilmis:
Emeklilik maaslarinda kesinti, kamu kurumlarinda özellestirme, vergiler...

Gecen hafta "hayir" mi demislerdi? Bazi "hayir"lar dagdan yankilanip dönünce kulaga "evet" gibi carpiyor.

Bild gazetesine bakarsan Frau Merkel "bizim paralarimiz"la Yunanistan'i kurtariyor. ("Bizim" derken panige mahal yok Türk okuyucu, ekonomik analist Bild'in agzindan bildiriyor)

Isin dönüp dolasip emeklilik maaslarina dayanacagi belliydi. Dünyanin her yerinde öyledir, bir ülkeyi batiranlar bos bos oturan, har vurup harman savuran emeklilerdir. Tamam, Yunanistan'in da genc emeklisi tahminen bizde oldugu gibi coktur, Almanya'dan bakinca feci göze batiyor olmali. Ancak bu kurtarma paketleriyle emekli maaslari arasindaki derin askin evrenselligi kuralini zedelemez.

Isvicre ve Lichtenstein bankalarina yan gözle bakan ekonomik paket hayatimda görmedim.

Evet, Isa'nin dedigi dogru galiba: Olana daha cok verilecek, olmayandan alinacak. "Iki cihanda" da gecerli kural bu olsa gerek.

28 Haziran 2015 Pazar

Tamam, yeni çocuklar yakışıklı, cool, alternatif filan ama olmayınca olmuyor iste...
Ne olacak bu komşunun hali?

27 Haziran 2015 Cumartesi

Hesap



2050'ye kadar dünya üzerindeki her insanin yillik en fazla 2,7 Ton CO2 üretme hakki varmis. Miktar degismis olabilir, kitap üc bes yil eskimis ama ardindan gelen tesbit baki: " Kim bu sinirlamayi kabul etmiyorsa, ya iklim korumasina karsi demektir, ya da küresel adalete..."

28 Ocak 2009 Çarşamba

Zülfü Livaneli'nin hangi bir yazısına link vermesem, bilmem ki... Buyur

27 Ekim 2008 Pazartesi

Krizi anlamak...

Başta die Zeit olmak üzere Alman gazetelerinin bir konuyu bir çocuğun bile anlayabileceği netlikle anlatmalarını seviyorum. Global finans krizi neden ve nasıl patlak verdi?, bütün para nereye gitti? sorusunu yanıtlamış die Zeit>>>

17 Ekim 2008 Cuma

Türkiye ve global kriz

"Amerikan hükümeti Lehmann'ı neden kurtarmadı? Duyduğum gerekçeler beni ikna etmedi" demiştim ya, global yatırımcıları da etmemiş belli ki. Her yerde 'krizin ivmelendiği an Lehmann'ın kurtarılmadığı andır. Piyasalarda güvensizlik ve panik o zaman başladı' yorumları yapılıyor. Türkiye'de krize karşı lay-lay-lom havası estirenler çoğunlukta bu ara. Türk yorumculardan biri -kimdi unuttum- Türkiye ekonomik krizlere bir iki yıl arkadan giriyor. 90'ların sonunda Asya marketlerindeki kriz Türkiye'ye 2001'de yansıdı diyordu. Sonra ben 17 Ağustos'tan hemen sonra birilerinin "bu depremin ağır etkilerinin ekonomiye yansıması 1-2 yıl alır" dediğini de okumuş ve 2001 de kriz patlak verdiğinde bunu hatırlamıştım. Şimdi bu notu buraya alalim. Dur bakalim bu yılın sonuna dek ve 2009'da ve 2010'da neler olacak?

18 Eylül 2008 Perşembe

Başı kel Lehman'ın zararı

Türkiye'nin 2007 yılında gerçekleşen GSYİH rakamı 660 milyar dolarmış.
Lehman Brothers'ın zararı 613 milyar dolar olarak açıklanmış.
Bu arada Amerikan devleti Freddie'yi, Fannie'yi, AIG'yi kurtardı da Lehman Brothers'ın başı niye kel? BBC News'ta spiker de uzmanına sordu aynı soruyu ama yanıtı hoplayıp zıplayan sincabımdan tam duyamadım, duyduğum da tam ikna etmedi beni.

12 Eylül 2008 Cuma

GSYH / GSMH

Püfff! Kısaltmalara bayılıyorum!
GSYH ve GSMH mesela... Nedir aralarındaki fark, söyle bakalım. Y ve M değil mi? Evet o kadar basit ve hayır o kadar basit değil!

GSYH (Gayrisafi yurtiçi hasıla) bir ülkede ister o ülke vatandaşlarının , ister yabancıların ürettiği tüm nihai mal ve hizmetlerin para birimi cinsinden değeridir. İngilizcesi Gross Domestic Product (GDP)
GSMH ise bir ülke vatandaşlarının gerek kendi ülkelerinde, gerekse yurtdışında ürettiği tüm nihai mal ve hizmetlerin para birimi cinsinden değeridir. "Başka bir deyişle gayri safi milli hasıla (GSMH), bir ülkenin yurt dışında çalışan vatandaşlarının ülkeye gönderdikleri faktör gelirlerinin GSYİH’ya eklenip, ülkede çalışan yabancıların kendi ülkelerine gönderdikleri faktör gelirlerinin GSYİH’dan düşülmesi ile elde edilen değerdir. " (Wiki) Bunun İngilizcesi Gross National Product (GNP)

GSYH bir ülke ekonomisinin önemli büyüklük ölçütlerinden biri. Bizimki bu yılın ikinci çeyreğinde beklenmedik bir şekilde son 6 yılın en düşük oranıyla gerçekleşmiş. Büyüme oranı %1,9. Bir önceki dönem %6.6 imiş.

10 Eylül 2008 Çarşamba

3.8 milyar dolarmış...

...Hadron çarpıştırıcısının maliyeti. Freddie ve Fanny'nin oluşturduğu kara delik yanında bu ne ki?
Hadron parçacık çarpıştırıcısının dünyayı yutması muhtemel bir kara delik oluşturması olasılığından çok, ne kadar avro yuttuğunu merak ediyorum. Haberlerde bunlardan bahsedilmiyor...