sevgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2017 Perşembe

'Gerçek' kaç tane sahi?

Himm, evet...
Iste o gerçek İslam degilse, bu da gerçek Budizm degil.
Zaten gerçek Hristiyanlık'la, gerçek Musevilik'i de kol kola girmiş, tası tarağı toplamış, bi uzak diyara giderken görenler olmus.

Asıl konu şu ki, 'gerçek' dilimlere bölüp mü ağlar? Dilimlere bölüp mü sevinir?
Gerçek dilim dilim mi sever? Nefreti dilim dilim midir?
'Gerçek' kaç tane sahi?

(Bağlamı yazmaya herhalde gerek yok.
Nasıl ki bugün hep beraber biliyorsak,
yarın da hep beraber unutmus olacagiz.
Gerçek baki...)

8 Mayıs 2016 Pazar

sev/çek

Insana sürekli gercekle sevgi arasinda secim yapmak zorundaymis gibi geliyor. Öyle bir noktaya ulassak ki, ikisinin bir ve ayni sey oldugunu anlasak. Tercih yapmak zorunda olmadigimizi anlasak, neyi secersek secelim sev/çek oldugunu anlasak.

6 Ekim 2015 Salı

Perdede yeni renk trendleri


We share the same biology, 
regardless of ideology

Son ikibin yilin en cok tartisilan cümlelerinden biridir herhalde: "Düsmaninizi sevin."
Kulaga biraz oksimoron gelmiyor mu? "Ha, anladim, evet" deyip gecilecek cümlelerden degil.

Haber bültenlerini arada bir bu cümleyi anlayisimi kontrol etmek icin kullanirim. Cümleyi olayin üzerine yatiririm. Bi alttan bakarim, bi üstten bakarim. Bakalim simdi anlayabiliyor muyum diye sorarim kendime. Bakalim simdi cümleyi haberin camuruna, cirkefine  ve kanina bulayip somutlastirdigimda hala parlamaya devam ettigini düsünüyor muyum?  Anlamak da degil, icimde hissedebiliyor muyum hala?

Son zamanlarda anlar ve hisseder gibi oldugumu saniyorum.
Insan varolussal bir güdünün sonucu olarak belki, hayatta kalmak sansini arttirabilmek icin galiba, kendi gibi olani, kendine benzeyeni, kendinden olani daha kolay ve daha cok seviyor. Bunu normal sart kabul edip, su kenara koyalim.

Ama son tahlilde düsmanimizla bile (en az) bir ortak yanimiz vardir: Insan olusumuz.

(Bi kaplan bize saldirabilir ama bunu kendi varolussal icgüdülerinden dolayi yapar, düsmanlik duygusundan degil, cizgi filmler bu konuda yaniltir, Shir Khan'in Mogli ile özel bir derdi yoktur. Dolayisiyla düsmanimiz daima bir insandir.)

Simdi, takip edebiliyor musun mantik cizgisini? Düsmanin en azindan insan olmasi acisindan seninle ortak bir paydayi paylasir, sana benzer, senin gibidir, sendendir. Insanligindan cikmis olabilir. Cok feci seyler yapiyor olabilir. O zaman bile öyledir. Özümüz fecilik degil, insan olmaktir cünkü. Sahip oldugumuz herseyden silkelendigimizde (feciligimiz dahil) geriye bi tek insan olusumuz kalir cünkü.

En azindan bunu yapabilir miyiz? "Düsman"in icindeki "uyuyan güzeli", insani sevebilir miyiz? Onun icin üzülebilir miyiz? Secimlerinden dolayi? Onun icin endiseye kapilabilir miyiz? Varacagi noktadan dolayi? Kendimize üzülür gibi, kendimiz icin endiselenir gibi?  Sevmek dedigin nedir ki sonucta? Yürek cirpintisi mi? Birak, "düsman"ini görünce kelebekler ucusmayiversin karninda. Gözlerin zaten parlayacak degil. Oksitoksin de salgilamazsin.  Bunlari beklemek cok fazla olur. Ikibin yillik cümlenin kastettigi de bu degildi sanirim. Yoksa devami "Size zulmedenler icin dua edin" diye gelmezdi.  Bize kötülük edenler icin, ortak insanligimiz icin,  üzülebilir miyiz, endise edebilir miyiz, dertlenebilir miyiz? Insan gibi davranabilir miyiz? Düsmanligimizi, "düsman"imizin insan olusundan dolayi hakki olan herseyi, her sart altinda korumak üzere, adabiyla yasabilir miyiz? Cünkü, evet, düsmanligin bile bir adabi vardir.

Cocugu öldügünde, örnegin, kendi cocugumuz ölmüs kadar üzülemeyiz sanirim. Ama onun, bizim cocugumuz ölse ne kadar üzüleceksek, en az onun kadar , en az o kadar üzüldügünü tahmin edebilir miyiz? Hissedebilir miyiz bunu? Cünkü, derler ki  Ruslar da sever cocuklarini ve zaten - insan olusa dahildir-  herkes sever cocugunu.

Bunu yapabilecegimi saniyorum.
En azindan bunu yapabilmemiz gerektigini saniyorum.
Bir tek bunu yapabilsek bile büyük fark yaratacagina inaniyorum.

Dipnot 1: Bu yazi, bir kavram olarak düsmanin ne oldugunu ve gercekligini  tartismaz; yazidaki bütün "düsman"lar, ben eklesem de , eklemesem de, tirnak icindedir.

Dipnot 2: Basligin yaziyla bir ilgisi yok. Bi sey deniyorum.


10 Ağustos 2015 Pazartesi

Şaşkınlık

Bu da ACIM'dan:

Diyor ki, icindeki o gercek, isik ve sevgi olan ve bunlarla iliskide olan sey, sadece gercegi isigi ve sevgiyi algilar ve ona yanit verir. Bunun disindaki hicbir seyi duymaz ve reaksiyon vermez. Eger reaksiyon veriyorsa(n) reaksiyon veren sey icindeki o öz degil, sen degilsin. Daima ego egoya yanit verir, öz de öze.

Aralık ayinda FB'da paylasmisim. Simdi okuyunca kendime nasil sasiriyorum, nasil sasiriyorum. Icimdeki reaktif tarafi kim / ne uyandirdi?

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Her ana iki türlü bakmak mümkün. Ya sevgiyle, ya korkuyla...
Bugün önüne cikan anlara hangi gözle bakacaksin?

(FB- 9.12.2014)

16 Nisan 2015 Perşembe

Sevme Sanati



Erich Fromm
Sevme Sanati

Erich Fromm'un herhalde en cok bilinen ve okunan kitabidir. Kitabin basina düstügüm nota bakilirsa ilk kez 1992'de okumusum. Zerre animsamiyordum, o yüzden bir kez daha okudum. Beni sasirtti. Cok daha sonra baska kitaplardan okuyup ögrendigimi sandigim seyleri bu kitapta okumus ve kenarlarina not düsmüsüm. Demek ki, her kitap neyden bahsederse bahsetsin sadece hazir oldugumuz kadarini alip animsiyoruz.
Anne olmadan önce okumustum. Bi de anne gözüyle okumak ayrica ilgincti. Cok kisminin altini cizdim, burada paylastiklarim fotograflarini da cekmis olduklarim.








8 Şubat 2015 Pazar

eve dönecegiz.



Hepimiz bu zamanin ve bu yerin ziyaretcileriyiz. Buradan gecip gitmekteyiz. Amacimiz gözlemlemek, ögrenmek, büyümek ve sevmek. Ve sonunda tekrar eve dönecegiz. 

Avustralya yerlilerinin bilgelik ögretisinden... 

29 Kasım 2014 Cumartesi

Öfke, kizginlik ve siddet zayiflik ve korkudan dogar. "Sevecenlik güclülerden beklenir."

Öfke duyuyorsan, kiziyorsan zayifsin ve korkuyorsun.
Bu kadar basit.

Korktugun nedir?

28 Kasım 2014 Cuma



Bunun bi de "One Love"lı versiyonu vardı ama karanlık kış günlerinde gözüm daha cok bunu görüyor :)