16 Mart 2026 Pazartesi

Amat

 


Sanırım uzun zamandır bu kadar keyifle, bu kadar güzel ve bu kadar zekice bir şey okumamıştım. Bir gemide geçtiği ve dili bolca denizcilik jargonu içerdiği için okumayı erteleyip duruyordum, büyyyük hataymış. Galiba diğer kitaplarını da okudukça İhsan Oktay Anar kitaplarının (belki Puslu Kıtalar Atlası bir yana) neden bu kadar az bilindiğine/konuşulduğuna şaşmaya devam edeceğim. Elbette bunda her röportaj teklifini kabul etmeyişi, durmadan kendini, kitaplarını ve kahramanlarını anlatan bir sosyal medya pıtırcığı olmayışı ve kitaplarına müzeler kurmayışı bir rol oynuyordur, fakat yine de büyük eksiklik, büyyyük eksiklik.

Okuduktan sonra tüm o harika göndermeleri keşfedebildiğinden emin olamayanlar "Amat'ta Yapı ve Simgeler" adlı makaleye (E. Örgen) göz atabilir.

Hiç yorum yok: