Oglumla yol kenarinda bir ihlamur agacinin hemen altinda bulduk. Saskinlikla inceledik. Cevresinde sahiplerinden de, icindeki muhtemel yavrulardan da iz yoktu. Aklimin terazisinde tarttigim soruyu yüksek sesle soran oglum oldu: "Alalim mi?" O terazinin o kefesine bastirinca elini, karar vermek kolay oldu: "Alalim"
Aldik. Itinayla tasidik gittigimiz yerlere, itinayla eve getirdik. Yosunlardan, likenlerden, otlardan örülmüs, bi kenarina bi ihlamur cicegi takilmis, orta kismi belki de yumusak tutsun diye tahminen insan saciyla dösenmis. Sokakta yürürken rüzgarda ucusan saclarinin nereye gittigini hic düsünmüs müydün?Nefis bi sey, hayran olunasi mimari. Kus beyinlinin biri yapmis. Insan beyinlilerin istedigi zaman neler yapabilecegini hayal edebiliyor musun? Gercekten hayal edebiliyor musun?
Biraz arastirdim internetten. Bir bastankara yuvasi olabilir. Etrafta bolca var zaten. Olmayabilir de. Sen ne dersin?
Üzüntülü bir günümdü. Yoluma cikmasi bile teselli olsun diye, adim gibi biliyorum. Boy boy her acidan fotografini cektim aklimi dagitsin, ucursun diye.
Aklimin terazisinde tarttigim yeni soruyu yine oglum dile getirdi: "Napalim simdi biz bunu?"
Sahi ne yapalım?