Rus ajani bazen sinirlerimi bozuyor. Bugün tren istasyona yanasirken ben de arka vagonlardan en öndekine dogru yanasmaktaydim. Yanindan gectigim koltuklarin birinde Rus ajanini gördüm. Ellerini Budist, Katolik kesisler veya Jedi sövalyeleri gibi (insanin 8-9 yasinda cocugu olunca benzetme haliyle Star Wars'tan da geliyor) montunun kollari icinden birbirine gecirmis, gözleri kapali "uyuyordu".
Az sonra trenin ilk kapisindan inerken onu görmedim, metro istasyonuna dogru yürürken de görmedim. Istasyona vardigimda peronda sanki dakikalardir oradaymis gibi bir durusla dikiliyordu yine!
Bazen tren-metro arasi yürüyüsünü görüyorum. Bir el cepte, pek sakin ve havali. Ama deri cantayi sıkıca tutan öbür elde dikkatli bakinca okunabilen bir telas var. Insan o eldeki telasi görmemis olsa tren istasyonunun üzerinde havada süzülerek metroya dogru uctugunu düsünebilir. Sadece trendeki kesis oturusunu ve metro peronundaki "ben coktan geldim, takiliyorum buralarda" durusunu görmüsse düsünebilir bunu.
Yine de bir sey farketmiyor. Yine de her gün ben ondan önceki metroya binip gidiyorum. Ister hizli yürüsün, ister havada süzülsün? Ne geregi var?
Iste bunu düsündürüp durdugu icin bana, kiziyorum.
Daha "Bayan Deri Sort"u, "Pürüzsüz"ü, "Bayan ve Golden Retriever"i, "Saat"i, "Stand insanlari"ni , "Cift"i anlatacagim. Bir türlü sira gelmiyor.
keşiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keşiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Mart 2016 Perşembe
20 Mayıs 2015 Çarşamba
Bi bardak çay al!
Bi keresinde Joshu yeni bir keşişe sormus:
"Daha önce hic buraya gelmis miydin?"
"Evet efendim" diye yanitlamis kesis, "gelmistim"
Bunun üzerine Joshu "bi kase cay al" demis (e, kaseyle iciyorlar tabii, fincanla, ince belliyle falan degil :)
Daha sonra bir kesis daha gelmis , Joshu ona da ayni soruyu sormus:
"Daha önce hic buraya gelmis miydin?"
Bu kez yanit öncekinin tam tersiymis: "Daha önce hic gelmemistim efendim."
Yasli usta yine de önceki gibi karsilamis bu yaniti:
"Bi kase cay al."
Iki keşiş gidince manastirin yetkili kesisi Inju sormus: " Nasil oluyor da her biri baska türlü yanit veren iki kesise de cay ikram ediyorsun?"
Joshu "O Inju!" demis yüksek sesle. Inju hemen yanit vermis: "Evet, usta!!"
Bunun üzerine Joshu demis ki:
"Bi kase cay al."
Kissadan hisse:
Bi yere gitsem, ne söylersem söyleyeyim, 'Otur, bi bardak çay iç' deseler. Ev gibi valla...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)