gerçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gerçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Ekim 2017 Perşembe
23 Eylül 2017 Cumartesi
Stereogramm ve Anamorphosis
Bu iki sözcügü de o siralar (2017 basi) okudugum ??? Soru Isareti kitaplarindan not etmisim.
Ikinci sözcük Victor Hugenay'in sirrinin konu edildigi bölümdendi kesin, birinci de bir bilgisayar oyunu ve onu gelistiren adamla ilgili bölümdendi yanlis aklimda kalmadiysa. Insan bu ergen kitaplarindan ne cok sey ögreniyor :) Ve bir kötü karakter olarak Victor Hugenay'i seviyorum. Ve ??? Soru Isareti filme de cekilmis ama kitaptaki orijinal Hugenay karakterinin tamamen tersi bir Hugenay yaratmislar. Bu kadar da olmaz ki! Kınıyorum!
Neyse, notlar:
3D-Resim,Magic Eye, Stereogramm, Silberner Blick : Iki boyutlu ama icinde üc boyutlu figürler saklayan resimler. Bir ara cok ünlüydü, internette Stereogramm diye aratinca geliyor. Silberner Blick, üc boyutlu resmi görebilmek icin gerekli bakis teknigi. Hani böyle dalgın dalgın, şaşı bakış. Türkce'ye sözcügü sözcügüne cevrilirse "gümüşi bakış" demek. Bazen cangılın kuytusunda saklı gerçeği görmek icin de dik dik değil, böyle şaşı şaşı bakmak gerektirdigini düsündürmüstü bana. Ondan not etmiştim.
Anamorphosis (Hernandez'in teknigi): Bir resme ancak belli bir acidan ya da belli bir yansıtıcı araçla bakildiginda görünebilir olan anlamli sekil. Ressaminin baska türden bir bakis açısıyla çalışmasını gerektiriyor, şaşırtıcı. Bazen bu dünya da anamorphosis calisilmis gibi geliyor mu sana? Bana öyle geliyor. Bakıp bakıp "aa, neg'zel!!" filan diyoruz ama asıl resim o değil ki! Asıl resmi, gerçeği görmek icin özel bir araç gerekiyor: Kalp. Aynı hikaye yine.
Ikinci sözcük Victor Hugenay'in sirrinin konu edildigi bölümdendi kesin, birinci de bir bilgisayar oyunu ve onu gelistiren adamla ilgili bölümdendi yanlis aklimda kalmadiysa. Insan bu ergen kitaplarindan ne cok sey ögreniyor :) Ve bir kötü karakter olarak Victor Hugenay'i seviyorum. Ve ??? Soru Isareti filme de cekilmis ama kitaptaki orijinal Hugenay karakterinin tamamen tersi bir Hugenay yaratmislar. Bu kadar da olmaz ki! Kınıyorum!
Neyse, notlar:
3D-Resim,Magic Eye, Stereogramm, Silberner Blick : Iki boyutlu ama icinde üc boyutlu figürler saklayan resimler. Bir ara cok ünlüydü, internette Stereogramm diye aratinca geliyor. Silberner Blick, üc boyutlu resmi görebilmek icin gerekli bakis teknigi. Hani böyle dalgın dalgın, şaşı bakış. Türkce'ye sözcügü sözcügüne cevrilirse "gümüşi bakış" demek. Bazen cangılın kuytusunda saklı gerçeği görmek icin de dik dik değil, böyle şaşı şaşı bakmak gerektirdigini düsündürmüstü bana. Ondan not etmiştim.
Anamorphosis (Hernandez'in teknigi): Bir resme ancak belli bir acidan ya da belli bir yansıtıcı araçla bakildiginda görünebilir olan anlamli sekil. Ressaminin baska türden bir bakis açısıyla çalışmasını gerektiriyor, şaşırtıcı. Bazen bu dünya da anamorphosis calisilmis gibi geliyor mu sana? Bana öyle geliyor. Bakıp bakıp "aa, neg'zel!!" filan diyoruz ama asıl resim o değil ki! Asıl resmi, gerçeği görmek icin özel bir araç gerekiyor: Kalp. Aynı hikaye yine.
8 Eylül 2017 Cuma
7 Eylül 2017 Perşembe
'Gerçek' kaç tane sahi?
Himm, evet...
Iste o gerçek İslam degilse, bu da gerçek Budizm degil.
Zaten gerçek Hristiyanlık'la, gerçek Musevilik'i de kol kola girmiş, tası tarağı toplamış, bi uzak diyara giderken görenler olmus.
Asıl konu şu ki, 'gerçek' dilimlere bölüp mü ağlar? Dilimlere bölüp mü sevinir?
Gerçek dilim dilim mi sever? Nefreti dilim dilim midir?
'Gerçek' kaç tane sahi?
(Bağlamı yazmaya herhalde gerek yok.
Nasıl ki bugün hep beraber biliyorsak,
yarın da hep beraber unutmus olacagiz.
Gerçek baki...)
Iste o gerçek İslam degilse, bu da gerçek Budizm degil.
Zaten gerçek Hristiyanlık'la, gerçek Musevilik'i de kol kola girmiş, tası tarağı toplamış, bi uzak diyara giderken görenler olmus.
Asıl konu şu ki, 'gerçek' dilimlere bölüp mü ağlar? Dilimlere bölüp mü sevinir?
Gerçek dilim dilim mi sever? Nefreti dilim dilim midir?
'Gerçek' kaç tane sahi?
(Bağlamı yazmaya herhalde gerek yok.
Nasıl ki bugün hep beraber biliyorsak,
yarın da hep beraber unutmus olacagiz.
Gerçek baki...)
11 Haziran 2017 Pazar
Ve ta daaaaa!
Kisisel tarihimde....
gerceklerin:
en cok yaklastigi an :)))
Cantanin bütün detaylari ve tarifi yukaridaki linkte :) Temel olarak sık iğne ve benim gibi acemilerin bile sorunsuz örebilecegi seashell (deniz kabugu) diye bir motiften olusuyor. Önemli olan uzmanlarin motif Çince'sini sökebilmekte... :
Hikaye günlerden bir Mart günü söyle basladi... Oglan yine hastaydi, atesi yüksekti. Geceleyecektim ve bana uykumu ve endisemi dagitacak bir sey gerekliydi:
Ve fakat ben o ovali bir türlü cözemiyordum. Bu noktada telefon üzerinden bir uzmandan konsültasyon destegi aldim. Hayir ates icin degil, oval icin:
Sonra ben söylemesi ayip o seashell'i de bir türlü cözemiyordum. Bu noktada yine ayni uzmani taciz etmem gerekti (yine telefondan...) :
Fakat sonunda oglan iyilesmis, Cince cözülmüs, geminin duvarlari yükselmeye baslamisti :))) Gemi.. yani canta... artik kendi yükünü/yününü tasimaya baslamisti :)
Sonra biraz elimde süründü, sonra ben azimle örmeye devam ettim. Sonra instagram hesabimi deaktive edince hizlandim ve bitirdim. En son orijinal tarifteki saplara biraz takildim. Nasil yapildigini anlayamadigim gibi öyle saplar istedigimden de emin degildim. Bu noktada bir baska uzman imdadima yetisti. Bana bir takim alternatifler gösterdi ve farkina varmadan bir takim ilhamlar verdi...
ve ta daaaa.....!
Upps, pardon, bunu söylemistim :))
8 Mayıs 2016 Pazar
sev/çek
Insana sürekli gercekle sevgi arasinda secim yapmak zorundaymis gibi geliyor. Öyle bir noktaya ulassak ki, ikisinin bir ve ayni sey oldugunu anlasak. Tercih yapmak zorunda olmadigimizi anlasak, neyi secersek secelim sev/çek oldugunu anlasak.
10 Ağustos 2015 Pazartesi
Şaşkınlık
Bu da ACIM'dan:
Diyor ki, icindeki o gercek, isik ve sevgi olan ve bunlarla iliskide olan sey, sadece gercegi isigi ve sevgiyi algilar ve ona yanit verir. Bunun disindaki hicbir seyi duymaz ve reaksiyon vermez. Eger reaksiyon veriyorsa(n) reaksiyon veren sey icindeki o öz degil, sen degilsin. Daima ego egoya yanit verir, öz de öze.
Aralık ayinda FB'da paylasmisim. Simdi okuyunca kendime nasil sasiriyorum, nasil sasiriyorum. Icimdeki reaktif tarafi kim / ne uyandirdi?
Diyor ki, icindeki o gercek, isik ve sevgi olan ve bunlarla iliskide olan sey, sadece gercegi isigi ve sevgiyi algilar ve ona yanit verir. Bunun disindaki hicbir seyi duymaz ve reaksiyon vermez. Eger reaksiyon veriyorsa(n) reaksiyon veren sey icindeki o öz degil, sen degilsin. Daima ego egoya yanit verir, öz de öze.
Aralık ayinda FB'da paylasmisim. Simdi okuyunca kendime nasil sasiriyorum, nasil sasiriyorum. Icimdeki reaktif tarafi kim / ne uyandirdi?
8 Ağustos 2015 Cumartesi
Camdan öteye
Bugünkü gibi sicak havalarda pencere yarim acik olunca, iceriye sinek-ari girdigi cok oluyor.
Sonra o sinek veya ari girdigi araligi unutuyor galiba, basliyor kendini cama dogru atip atip durmaya.
Geldigi dünyayi görüyor ya camdan, oraya bodoslama dalabilecegini saniyor tekrar. Cam ne , seffaf ne demek bilmiyor galiba...Böyle vizir vizir, Sisyphus'vari, sinir bozucu bir cabalamayla geri dönmeye calisiyor disariya...
Öyle zamanlarda ona dogru cikis yolunu gösterip, arkasindan el sallarken, böceklerin cok aptal oldugunu düsünüyorum. Sonra aklima geliyor; insanlar ne kadar benziyor aslinda bu ari veya sineklere...
Gecen gün bi kitapta okudum. Buda demis ki:" Insanlarin büyük cogunlugu nehrin kiyisinda bir asagi bir yukari kosusup duruyorlar. Oysa ki nehrin karsisina gecen icin izdirap yoktur."
Ayni seyi mi demek istiyordu acaba?
Sonra o sinek veya ari girdigi araligi unutuyor galiba, basliyor kendini cama dogru atip atip durmaya.
Geldigi dünyayi görüyor ya camdan, oraya bodoslama dalabilecegini saniyor tekrar. Cam ne , seffaf ne demek bilmiyor galiba...Böyle vizir vizir, Sisyphus'vari, sinir bozucu bir cabalamayla geri dönmeye calisiyor disariya...
Öyle zamanlarda ona dogru cikis yolunu gösterip, arkasindan el sallarken, böceklerin cok aptal oldugunu düsünüyorum. Sonra aklima geliyor; insanlar ne kadar benziyor aslinda bu ari veya sineklere...
Gecen gün bi kitapta okudum. Buda demis ki:" Insanlarin büyük cogunlugu nehrin kiyisinda bir asagi bir yukari kosusup duruyorlar. Oysa ki nehrin karsisina gecen icin izdirap yoktur."
Ayni seyi mi demek istiyordu acaba?
8 Mayıs 2015 Cuma
10 Aralık 2014 Çarşamba
Fena güzel, ama cevirmeye vaktim yok... Oldugu gibi aliniz:
truth is true.
This is the hardest lesson you will ever learn, and in the end the only one. Simplicity is very difficult for twisted minds. Consider all the distortions you have made of nothing; all the strange forms and feelings and actions and reactions that you have woven out of it. Nothing is so alien to you as the simple truth, and nothing are you less inclined to listen to. The contrast between what is true and what is not is perfectly apparent, yet you do not see it. The simple and the obvious are not apparent to those who would make palaces and royal robes of nothing, believing they are kings with golden crowns because of them.
This is the hardest lesson you will ever learn, and in the end the only one. Simplicity is very difficult for twisted minds. Consider all the distortions you have made of nothing; all the strange forms and feelings and actions and reactions that you have woven out of it. Nothing is so alien to you as the simple truth, and nothing are you less inclined to listen to. The contrast between what is true and what is not is perfectly apparent, yet you do not see it. The simple and the obvious are not apparent to those who would make palaces and royal robes of nothing, believing they are kings with golden crowns because of them.
24 Kasım 2014 Pazartesi
Gerçeği, sadece gerçeği...
The best defense, as always, is not to attack another's position, but rather to
protect the truth.
protect the truth.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








