30 Kasım 2014 Pazar



Itiraf ediyorum,
Her aksam Schili adinda süzük gözlü bir kaplumbagaya iyi geceler öpücügü veriyorum.




29 Kasım 2014 Cumartesi

Gördüm.

Fotograf makinem yanimda degildi, hicbirini cekemedim; söze döküyorum:

Sislere gömülmüs bir irmak gördüm.
Kiyisinda kahkahalar atan ördekler vardi.
Bütün yapraklarini dökmüs, meyvelerini özenle saklamis bir cakal erigi gördüm.
Üstünde sessizce duran bir karatavuk vardi.
Akciger bronslarini andiran ya-ş-ık agacları gördüm.
Dallarinda önemli bir haberi birbirlerine duyuran kargalar vardi.
Hoplayip duran, cok cocuk duruslu bir cocuk gördüm.
Üzerine ne kış konabiliyordu, ne karanlik, ne sis.
"Ne diyor bu kargalar?" diye sordu çocuk.
Ne yanit verecegini bilemeyen bir kadin gördüm.



Öfke, kizginlik ve siddet zayiflik ve korkudan dogar. "Sevecenlik güclülerden beklenir."

Öfke duyuyorsan, kiziyorsan zayifsin ve korkuyorsun.
Bu kadar basit.

Korktugun nedir?

28 Kasım 2014 Cuma

'Çocuklarla bitki dikimi etkinliği' gibi sözcük kaliplarini duyunca icim bi tuhaf oluyor, "bırrrr' diyesim geliyor siddetle.

Ben hep cocuklarla tohumlar ekmek ve onlarin nasil büyüdügünü birlikte seyretmek istiyorum :)


Bunun bi de "One Love"lı versiyonu vardı ama karanlık kış günlerinde gözüm daha cok bunu görüyor :)

"Sahip oldugun her sey bir gün gelir, sana sahip olur"
Gelip gelip bulur beni, ya da kürkcü dükkani gibi dönüp dolasip hep vardigim kitaptir


27 Kasım 2014 Perşembe

Websta'da ilk giris sayfasinda, ben henüz takibimdeki arkadaslarin fotograflarina bakamadan önce gözümün önüne dayanan ergen selfie'lerine...
...sinir oluyorum,
...sinir oluyorum,
...sinir oluyorum.

Bu kadar mi kendine, aldigina, taktigina, kendine verdigi sekle semala odakli olur adem evladi?
Peh!
Uzun zamandir okuma listemde olan kitabi, dün kütüphanede buldum. "Haa, inceymis de, hemen okuyup bitiririm bunu ben" dedim, okudum bitirdim. Nereden animsadigimi düsündüm, cikaramadim; cünkü biliyordum ben bu hikayeyi.
Sonra animsadim. Susette sagolsun:


Jean Giono 
L’homme qui plantait des arbres
The man who planted tree
Der Mann, der die Bäume pflanzte
Ağaç Diken Adam
Tugla gibi kitap. Kafana düsse, kafan dagilir.
Hos acip icini okuyunca da, kafanin icini dagitiyor :)
Kitaplarla ilgili bi pis huyum daha var üstelik :(
Bitmeyince birakmam.

Önümüzdeki yila kadar bunu okuyor olabilir miyim?
Fakat sunu da söylemeden gecemeyecegim. Cümle icinde sürekli "vor der Trennung" kullaniyor mechul yazar. Her seferinde ayriliktan sikayet eden ney geliyor aklima da, icim ciz ediyor.

26 Kasım 2014 Çarşamba

Komşunun külü

Yüzbin kere tekrar edebilirim, "Komsu komsunun külüne muhtacmis"
Dün biriken ve artik dolaplarin almadigi kavanozlara bakip, "sunlardan nasil kurtulsam" diyordum, simdi kapiya gelen komsu ayva jölesi yapacagim, kavanozun var mi diye sordu. Mutfaga davet ettim, sec begen al dedim. Ikimiz de birbirimize tesekkür ede ede bi hal olduk smile ifade simgesi Armagan ekonomisi reloaded wink ifade simgesi

25 Kasım 2014 Salı

Miracle In Cell No. 7
Hakketen güzel filmmis
Bir kez daha tecrübe ettim. Yürümek hem yorgunluga iyi geliyor, hem mutsuzluga...

24 Kasım 2014 Pazartesi


Her insan yaşamının bir noktasında, birden, Tanrı'nın kendisinden daha genç olduğunu hisseder mi?
Eğer hissederse bu genellikle hangi yaşa denk gelir?

Gerçeği, sadece gerçeği...

The best defense, as always, is not to attack another's position, but rather to
protect the truth.

21 Kasım 2014 Cuma

Okyanuslara, deniz hayvanlarina, balinalara merak saldik. Bu filmleri seyrettik. Gözümüze heryer mavi gözüküyor :) Tavsiye ederiz. Özellikle ilk iki filmde irkiltici sahneler var. Bir katil balina birden fok baliklarinin arasina dalip birini yakaliyor, öldürmek icin defalarca havaya firlatiyor, suya kavusmak icin kosturan bebek kaplumbagalari birden yengecler ve kuslar kapiyor vb gibi. Siddet sahnesi degil, ama irkiltici. O yüzden cocuk seyrederken yaninda bulunup aciklayici olmali.

Fransiz doga belgeseli - Jasques Perrin
Az konusma, bol görüntü, harika :)

Okyanuslarda yasam üzerine BBC belgesel filmi. Oceans filmine cok benzer. 

Tortuga
Bir deniz kaplumbagasinin yumurtadan cikisindan itibaren hayat hikayesi

20 Kasım 2014 Perşembe

Cumartesi günü bulutlarin arasindan hafifce burnunu göstermesini saymazsak, günesi en son 19 gün önce görmüstük. Kuyrugu dik tutmaya calisiyorum. Neseli, günesli, renkli bir fotograf, bir sarki, bir siir, bir fikir gönderecek her okuyucuya muhtacim. Siseyi buradan suya birakiyorum.
Anne, papaganlar neden böyle rengarenk?

19 Kasım 2014 Çarşamba

Bu aralar maymunlar üzerine epey okudum. Saldiriya ugrayan kizkardesine sarilip teselli eden maymunu okudum. Agac kovugundan su ve karinca cikarmak icin alet yapan maymunu okudum. Kendi cocuklarini iktidara getirmek icin alfa disinin yavrularini öldüren maymunu okudum, 1000'den fazla ingilizce sözcügü taniyan, o sözcüklerden kafiyeler kurabilen, zebra icin "kaplan-at", pinokyo icin "fil bebek" diyecek kadar allegoriden anlayan, ölüm soruldugunda "rahatlik-magara-hoscakal" diye yanitlayan maymunu okudum, iki yasinda cocuk zekasina sahip maymunu okudum. Girtlak yapisi farkli olsaydi konusabilecek olan, beyinde iki konusma merkezi insaninki gibi yerli yerinde maymunu okudum. "Sen insansin, Koko goril" diyecek kadar senlik-benlik duygusuna sahip maymunu okudum. Insanla maymun arasindaki cizgi muglaklasti. Insani insan yapan, insani hayvandan ayiran nedir süpheye düstüm. Nedir insani insan yapan?

FB - 24.06.2014